CHP ALİAĞA'DA ÇARŞAF LİSTE NEDEN OLMASIN?..
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

CHP ALİAĞA'DA ÇARŞAF LİSTE NEDEN OLMASIN?..

Bütün bir ülke birkaç gündür yine milyarlarca liranın konuşulduğu skandalla çalkalanıyor. Bu kez adres belediyeler değil, borsa ve yatırım fonları. Konunun teknik tarafı uzun uzun anlatılabilir. Fonlar, portföy şirketleri, sığ hisseler, likidite, manipüla

24 Aralık 2019 Salı 19:08 makaleler
CHP Aliağa’da ilçe kongresi için tarih netleşti ve zaten durulmamış sular daha hareketlenmeye, bulanmaya başladı. Merkez mahallelerdeki delege seçimlerinin tamamlanmasının ve itirazların karara bağlanmasının ardından kongrenin 12 Ocak’ta yapılması kararlaştırıldı. Mevcut duruma göre iki adaylı bir seçim yaşanacak gibi görünse de üçüncü, hatta bir dördüncü aday daha çıkarsa kimse şaşırmasın. Delege seçimleri öncesinde başkan adayı olduğunu ilan eden isimlerden Özlem Şan Oğuzhan ve Saim Yurdakul dışında biri isim aleni şekilde delege ziyaretleri yapıp adaylığını zorlarken, bir diğeri üstü örtülü de olsa kulise devam ederek nabız yoklamakta. Sonuçta demokratik haktır; 25 imzayı toplayabilen herkesin başkan adayı olarak ortaya çıkma ve mücadele etme şansı vardır. Kim toplar, kim toplamaz kongre günü ortaya çıkacak. *** Yaklaşık üç hafta önce biten delege seçimleri gösterdi ki, kendini partiden büyük gören, “ben olmazsam parti bir hiç” diyen, elinde hatırı sayılır partili gücü olduğunu iddia edenler aslında o kadar da büyük değilmiş. Gördüğümüz bir ikinci gerçek ise, partililer hep aynı isimlerin ön planda olmasından bıkmış. Yıllardır alışılagelen isimlerin listelerden çıkamamaları bunu gösteriyor. Yani tabandan gelen büyük bir “değişim” isteği var. Bunu hangi aday gerçekleştirebilir, onu da yönetim listeleri ortaya çıktığı zaman göreceğiz. *** Tabloda değişmeyen bir görüntü var ki, bunu kronik CHP hastalığı olarak da adlandırabiliriz: Aynı partide aynı ideolojiyi savunup birbirine çamur atma hastalığıdır bu. Ve maalesef, başkan adayları doğrudan bu topa girmeseler de, taraftarları rakibi kötülemek ve aşağı çekmek için her türlü doneyi kullanıyor. Oysa; beğenin ya da beğenmeyin, o kötülediğiniz isimler yıllardır bu partide emeği olan isimler. Zamanında kimseler ortada yokken partiyi maddi manevi sırtlanan, Aliağa’da CHP’yi CHP yapan isimler. Zamanında oy verip ilçe başkanı, belediye başkanı yaptığınız, rütbe verdiğiniz şahıslar. Evet, değişim istiyor olabilirsiniz. Evet, aynı isimlerin her defasında “temcit pilavı” gibi karşınıza çıkarılmasından bıkmış olabilirsiniz. Ancak ne olursa olsun, en azından biraz saygıyı elden bırakmamak gerekli değil mi? Eleştiri ile hakareti aynı potada eritmek hangi siyasi ahlaka sığar? Unutmayınız ki, sarfettiğiniz her kötü söz sadece o kişiye değil, o zatın etrafında kenetlenmiş, ona sempati duyan yüzlerce kişiye de söylenmiştir. Ve işte bu sebeple, ağır sözler ve hakaretler dolayısıyla birleştirilemiyor giderek derinleşen uçurumlar ve bu ayrışmanın, ayrıştırmanın acısını çekiyor yıllardır CHP… Akıllanmak için daha kaç seçim kaybedilmesi gerekiyor?.. *** Bu kamplaşmanın nedeni de belli aslına bakarsanız. Her defasında blok listelerle girilen seçimlerin sonunda bütün üyeler yaftalanmış. Kim hangi listedeyse O’nun adamı olarak algılanmış. Hal böyle olunca, herkes kendini savunmak için karşı tarafı daha kötü göstermeye çalışmış, çalışıyor. Peki hepinizin amacı aynı değil mi? Hepiniz bu partiyi yerelde ve genelde iktidara getirmek, parti vasıtasıyla halkın refah ve mutluluk seviyesini yükseltecek politikalar üretmek istemiyor musunuz? O halde paylaşılamayan ne? Karşı tarafı daha kötü yapan, ya da sizi daha iyi yapan ne? Bu saçmalıktan kurtulmanın tek yolu, mevcut üye ve delege yapısına rağmen bir an önce “tüm parti içi seçimlerde” çarşaf liste uygulamasını yaygınlaştırmaktır. Bakınız, İzmir’de sadece Foça ilçesinde çarşaf liste ile seçime gidildi ve kongre salonunda kavgasız gürültüsüz, huzurlu bir ortam vardı. Delege seçimlerinde Yenişakran’da olduğu gibi. Her üye hür iradesini sandığa yansıttı ve seçim sonunda ne küsen çıktı ne birbirini karalayan… *** Buradan mevcut adaylar Özlem Şan Oğuzhan ve Saim Yurdakul’a, aday çıkması muhtemel diğer isimlere açık çağrı yapıyorum. Lütfen, kongre günü salonda blok liste için dayatmayın. Seçilmiş delegeye güvenin ve ne kadar sağlıklı bir seçim yapacağını hep birlikte görelim.

Diğer köşe yazıları

FONDA MİLYAR, ALİAĞA'DA MİLYON...

Bütün bir ülke birkaç gündür yine milyarlarca liranın konuşulduğu skandalla çalkalanıyor. Bu kez adres belediyeler değil, borsa ve yatırım fonları. Konunun teknik tarafı uzun uzun anlatılabilir. Fonlar, portföy şirketleri, sığ hisseler, likidite, manipülasyon…

29 Eylül 2026 Salı 21:31 makaleler

Madem Ölçtünüz, Neden Hesaba Katmadınız? (2)

Bir önceki yazımızda bir sorunun peşine düştük. İzmir Büyükşehir Belediyesi "sürdürülebilir İzmir” diyor. Peki bu hesabın içinde Aliağa nerede?

27 Eylül 2026 Pazar 21:30 makaleler

SÜRDÜRÜLEBİLİR İZMİR'İN ALİAĞA'YA SÖYLEYECEĞİ NE? (1)

Bazen bir kentin geleceğini anlamak için meydanlarına, yollarına, yükselen binalarına bakmak yetmez. Bir de görünmeyen hesaba bakmak gerekir.

26 Eylül 2026 Cumartesi 22:24 makaleler

PARTİ YENİ, DÜZEN ESKİ...

Çocukken hepimizin başına gelmiştir. Parka gidersiniz, bakarsınız top sahası boş, yaşıtlarınızla bir heves takım kurar maç yapmaya başlarsınız. Sonra sizden iki üç yaş büyük ağabeyleriniz gelir, "çekilin kenara, biz oynayacağız” derler.

25 Eylül 2026 Cuma 11:07 makaleler

SEÇMEN İRADESİ NEREDE?

Artık bu işin çivisi çıktı… Elbette siyasetçiler de yargılanacak. Belediye başkanı da suç işlediyse hesabını verecek. Kaçma ya da delilleri karartma şüphesi varsa mahkeme gerekli kararı verecek. Bunların tamamı hukuk devletinin olağan süreçleridir.

24 Eylül 2026 Perşembe 11:20 makaleler