AK PARTİ BARAJI GEÇER Mİ?
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

AK PARTİ BARAJI GEÇER Mİ?

Zamanında çok yazdık, çizdik, anlattık ama dinletemedik. Hatta bu nedenle hain ilan edildik, rakip aday lehine çalışmakla suçlandık, disiplin listelerinde anıldık.

06 Nisan 2022 Çarşamba 21:47 makaleler

Normal bir ülkede yaşıyor olsak, sorulacak asıl soru budur aslında. Ama ve maalesef Türkiye’de soru da sorun da başkalaşıyor.

Enflasyon almış başını gidiyor…

Yolsuzluk nereye elinizi atsanız oradan fışkırıyor…

Suç oranı her geçen gün artıyor, insanlar can güvenliğinden endişe ediyor…

İşsizlik had safhada…

Sağlık sistemi çökmüş, eğitim yozlaşmış, hukuk yerlerde sürünüyor…

Geçim sıkıntısından intihar edenler, cinnet getirip ailesini katledenler, iflaslar rutin gündem olmuş.

Vergi sistemi devleti tüm teşebbüslerin ana ortağı yapmış…

Bütün bunlara rağmen, yarın seçim olsa iktidara en yakın parti yine mevcut iktidar partisi. Diğer yanda, 6 muhalefet partisini üst üste koyarsanız ancak baş edebilecek duruma geliyor.

Bu ne trajedik bir durumdur böyle…

20 yıldır iktidarda olmanın yıpranmışlığının üstüne, şu mevcut tablonun eklenmesine rağmen halkın büyük çoğunluğu maalesef yerine koyabilecek daha iyi bir alternatif bulamıyor. Bu iktidarın zaferinden çok muhalefetin zaafını gösteriyor.

80 öncesi sokak olaylarından bezmiştik ancak gördük ki şimdiki muhalefetin “salon siyaseti” ile de bu iş olmuyor. Aslına bakarsanız muhalefetin muhalefet falan yaptığı da yok. Ak Parti istediği gibi gündem belirliyor, istediği konuyu öne çıkarıyor, diğer partiler de ancak iktidarın zaten olmasını istediği polemiklerin içinde günden güne eriyor.

Diyeceksiniz ki “yandaş medya”, “muhalefet sesini duyuramıyor…”

İyi de arkadaş; bu iktidar bu medyayı bir günde yandaş yapmadı ya… Bu süreç işlerken eliniz armut mu topluyordu?..

İktidar yandaşını koruyup karşısında duranı ezerken siz niye kendi medyanızı, kendi mecranızı oluşturamadınız?..

Siz niye parayı ve ticareti siyasetin ana malzemesi yapıp muhalif olduğunuz, muhalif olmanız gereken düzenin çarklarından biri haline geldiniz?

Biat kültürünü eleştirirken niye parti içinde sesini yükseltenin kellesini götürdünüz, aday listelerinde halkın teveccühünü yok sayıp en çok parayı vereni en yukarılara taşıdınız?...

Her seçim kaybettiğinizde “halkın bize verdiği mesajı anladık” deyip nasıl bir sonraki seçimde aynı hataları tekrar ettiniz?

***

Bu memlekette küçük bir emlak ofisi dahi açmaya kalksanız eğitim görüp sertifika almanız şart. Ağır ve tehlikeli iş kolarında çalışacak en vasıfsız işçiye bile türlü türlü iş güvenliği belgesi şartı getirildi. Çay ocağı açsanız hijyen belgeniz olması lazım.

Ama siyaset yapacaksanız…

Bulunduğunuz ilçeye, ile ya da genel merkeze biraz paranın ucunu göstermeniz sizi bir anda ideolojilerin üstüne, duayen siyasetçilerin önüne getiriveriyor.

Sonra 6 muhalif ve birbirine benzemez ideolojik görüşten beslenen parti bir araya gelip iktidarla başa çıkma hesapları yapıyor.

Yemez efendiler!..

İçinizden “siyaseti rant kapısı görenler”i temizlemeden, belediyelerinizi partinin işçi bulma kurumu halinden kurtarmazsanız iktidardan ne farkınız var ki size oy vermenin bir şeyleri değiştireceğine inanıp insanlar tercih etsin?..

***

Ak Parti barajı aşar mı diye düşüneceğimiz bir dönemde işte bu yüzden sadece “bu ittifak tek partiye karşı ne kadar başarılı olabilir”i sorguluyoruz.

Gider mi, gider…

Ancak bu gidiş sizin başarınız değil, Ak Parti’nin kendi hataları ve iç çekişmeleri yüzünden olur olursa.

Acı…

Ama gerçek bu!