Her Şeyin Başı Kim Jong-un
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

Her Şeyin Başı Kim Jong-un

Zamanında çok yazdık, çizdik, anlattık ama dinletemedik. Hatta bu nedenle hain ilan edildik, rakip aday lehine çalışmakla suçlandık, disiplin listelerinde anıldık.

25 Aralık 2025 Perşembe 12:08 makaleler

Kimi hatırladım, biliyor musunuz?

Hani Kuzey Kore’nin lideri Kim Jong-un var ya…

Aynısı olmasa bile, Kim Jong-un olma yolunda emin adımlarla ilerliyor bizim “her şeyin başı” başkanımız.

***

Sayıştay raporları, Aliağa FK’nün yönetici ve futbolcularının adının karıştığı bahis, rüşvet vb. olaylar, bazı medya mensuplarının(!) salvoları derken; biraz fazla üzülen ve ağlayacak omuz bulamadığı için taa Ankara’lara giden sayın başkanımızın algıyı tekrar pozitife çevirmek için bir şeyler yapması gerekiyordu.

Bunu anlıyoruz…

Ama bunu yaparken, emrindeki “posta erleri” nasıl böyle baltayı taşa vurur, onu anlayamıyoruz işte.

***

Tamam tamam, söylüyorum işin özünü:

Hani her yerde olur ya “kraldan çok kralcı”lar… Aliağa Belediyesi’nin birbirinden değerli emektarları arasında da böyle bir küçük grup var ne yazık ki…

İşte o gruptan birileri çıkıp diyor ki “Yahu bizim başkanın doğun günü. Öyle kuru kuru kutlamakla olmaz, toplu nümayiş yapalım”. Ve her şeyin başı (güya) her şeyden habersizken tutup getiriyorlar sürpriz bir partiye…

Buraya kadar inandınız mı? İnandıysanız devam edelim masala:

Neyse efendim; Müslüm baba’nın meşhur şarkısı eşliğinde arz-ı endam ediyor salonun kapısında bizim çok sayın “her şeyin başı” başkanımız;

“Böyle bir aşk görülmemiş dünyada

Ne geçmişte, ne de bundan sonrada

Arasalar bulamazlar rüyada

Göremezler seni yazdım kalbime”

Şarkının başında “Solmadan gel artık aşkımın gülü / Olsa da konuşsa kalbimin dili” falan diyor ama o kadarını incelemiyoruz, takılmıyoruz. (Tam burada Pensilvanya için ağlayıp "gel artik bitsin bu hasret" diye gözyaşı dökenler aklıma geldi ama konumuzla alakası yok tabii)

Fotoğraflardan anladığımız kadarıyla büyük bir bölümünün içinden “ne işimiz var burada? Bitse de gitsek” şeklinde düşündüğü şak diye görülen ve mecburiyetten orada olan bir kısım personel ile sayın “her şeyin başı”mız hasbıhal ediyor, klasik başkan söylemese de yazılan cümlelerle devam ediyor haberimiz.

***

Bir PR çalışması olarak planlanan bu doğum günü mizanseni, “kraldan çok kralcı”lığın dozunu fazla kaçıran bir personel ve onu kontrol etmesi gereken amirinin dikkatsizliği yüzünden faciaya dönüşüveriyor.

Bu işgüzarlar “akım” diyecekken “kakım” diyorlar. Yalakalıkta boyut atlayabilmek için, haberi “Personel, başkanları için salon kapattı” başlığıyla servis ediveriyorlar…

İşgüzar belediyenin içinde çok da bizim gazeteciler arasında yok mu?

Çook…

İşte “her şeyin başı”nın haberini en önce yapıp biraz daha göze girmek isteyen bazı arkadaşlar da saniyesinde haberi yayına verince birilerinin etekleri tutuşuyor, “ne yaptık biz” diyorlar.

Sonrasında aynı haber, başlık değişikliği ve ufak tefek rötuşla “düzeltme” adı altında yeniden gönderiliyor.

***

Böylece, algı düzeltmek için hazırlanan “bakın, tüm belediye çalışanları başkanın arkasında” isimli PR çalışması büyük bir fiyaskoyla sona ermiş oluyor.

Hatırlarsanız, daha kısa bir süre önce de bir protokol krizi yaşanmış ve sayın “her şeyin başı”mız özel kalemine kadar kim varsa gözünün yaşına bakmamıştı.

Bu kez giyotin kimleri doğrayacak, çok yakında göreceğiz elbette.

Amma ve lakin…

Sayıştay raporunda açıklanamamış o kadar yolsuzluk ve usulsüzlük halen bir köşede dururken…

“Ben o paraları ihtiyaç sahiplerine harcadım, harcamaya da devam edeceğim” hamasetiyle yavuz hırsız ev sahibini bastırırken…

Benim aklıma takılan soru çok basit:

Bu kapatılan salon ve doğum günü organizasyonu için personeli getiren servis, pastası, çerezi, içeceği…

Devede kulak belki ama…

Hangi garibanın hangi ihtiyacı için harcanmış gösterilecek?..

***

Yoksa sahiden bizim başkan kendini Kim Jong-un sanmaya başladı da kimse söz geçiremiyor mu?..