BİR CHP KLASİĞİ
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

BİR CHP KLASİĞİ

Zamanında çok yazdık, çizdik, anlattık ama dinletemedik. Hatta bu nedenle hain ilan edildik, rakip aday lehine çalışmakla suçlandık, disiplin listelerinde anıldık.

01 Mart 2025 Cumartesi 14:51 makaleler

“Aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir” demiş bir büyük insan zamanında.

Ama bizim CHP tüm büyük insanlardan daha büyük olduğu için; kimseyi dinlemeyip kendi felsefesinde ayak diremeye devam ediyor.

Bu yeni bir şey değil, tas da hamam da aynı yıllardır…

Akıllanıyor muyuz?

Hayır!..

Akıllanacak mıyız?

Büyük ihtimalle hayır!..

***

Neyse, bizim cenaha döneriz tekrar da…

Öbür tarafın farkı var mı? 

???

Vallahi de yok, billahi de yok…

Adam 2014’ten beri aynı sistemde devam ediyor.

İşine geleni yanına çekiyor, işi bitene tekmeyi vuruyor. Kimi üç ay, kimi üç yıl; dünyalığını yapan gidiyor.

Haa, açgözlülük yapıp daha çoğunu isteyen ne oluyor? Dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan da oluyor.

İnanmazsanız bakın o günden bu yana değişen kadrolara, biti kanlanıp giden uyanıklara. Aralarından belediye başkanı bile çıkardık Antalya cenahlarında hem vallahi hem billahi…

***

Devşirme meclis üyeleri, bizim Kadın Kolları, Gençlik Kolları başkanı, partinin önde gelen yöneticileri, çocukları…

Kullan kullan at…

Kullanılmaya elverişliyse bizimkiler, adamın ne suçu var, değil mi?

Böyle böyle “adam kazandı” hep…

***

Peki değişmeyen ve hep kazanan kim var dersiniz?

Karı koca kavgası gibi sürekli didişip, bir dargın bir barışık hallerine alıştığımız “emice ve oğlu” her zaman, her yerde…

 En başında Hakkı Ülkü ile husumeti yüzünden, partisinin seçimi kaybetmesini bile göze alan, umursamayan, mazbatayı teslim ederken “gönlümdeki iki adaydan biri kazandı” diyebilen emice, oğlunun yüzde 10’luk ortağının hep yanında oldu, hep arkasında oldu…

***

Bir dargın bir barışık dedik ya…

Son seçimlerde yine küskünleri oynayan çiftimiz, bu süreci de son derece başarılı şekilde tamamladılar.

Hani hasbelkader, seçim kaybedilseydi, otel lobisinde hazırlanan meclis listesi ile yine kazanan bu mutlu çiftimiz olacaktı.

…Ve öyle de oldu!..

***

Listeler açıklandığı gün, içinden kolaylıkla saf değiştirebilecek en az 5-6 ismi bir çırpıda sayabildiğimiz meclis üyeleri ilk firesini verdi.

Bu bir kesim için sevindirici görülebilir. Üye transfer dönemi açıldığına göre, en geç yaz sonuna kadar Aliağa için büyük (!) ve önemli projeler için düğmeye basılacak, yine büyük rant paylaşımları konuşulacak demektir. Aliağa zaten çoktan gözden çıkarılmış, boşverin üzülmeyi, pastadaki payınızı kaptırmamaya bakın siz…

Yunus Akın için ise “hayırlı olsun”dan başka söyleyecek söz yok.

Siz bırakın Aliağa’nın, bırakın CHP’lilerin; parti yöneticilerinin bile çoğunun tanımadığı ismi listeye alırsanız, tutmayacağınız/tutamayacağınız sözler verirseniz, bu işin sorumluluğunu başka kimseye yükleyemezsiniz.

Partiye emek vermiş, gecesini gündüzüne katmış insanları dinlemek yerine derneklerin, sendikaların peşinde koşturup liste belirlerseniz; liyakat yerine sözünüzden çıkmayacak insan arayışına girerseniz…

Olacağı budur. 

Yazımızın başındaki cümleyi burada tekrar okuyun.

Parayı verenin düdüğü çaldığı bir siyasi sistemde politik başarı elde etmek mümkün değildir. İşin ticaretine bakanlarsa zaten hep başarılı. Onlar “kaybederek kazananlar” sınıfının en üst mertebesinde master yapıyorlar.

***

Şimdii…

Yerel seçimler öncesinde bunları öngörüp yazdığımız için bizleri parti disiplinine sevk etmeye çalışanlar; orada mısınız?..

Nasıl? Keyfiniz yerinde mi?

Hani meşhur bir söz daha var: "Rahatım bozulmasın diye hangi doğrudan vazgeçtiyseniz, o fiyata satıldınız demektir."

Şükür ki şimdiye kadar hiçbir doğrumuzdan vazgeçmedik de yastığa başımızı rahatça koyabiliyoruz…

***

Peki siz…

Ne zaman rahatınızı bozmaya karar vereceksiniz?..