Çarşafa dolanmak...
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

Çarşafa dolanmak...

Zamanında çok yazdık, çizdik, anlattık ama dinletemedik. Hatta bu nedenle hain ilan edildik, rakip aday lehine çalışmakla suçlandık, disiplin listelerinde anıldık.

04 Ağustos 2025 Pazartesi 11:41 makaleler

Tam eksikliğini hissetmeye başlamıştık ki, sağ olsun CHP yetişti imdada.

Malumunuz, seçim atmosferi bizim halkımızın olmazsa olmazıdır. Birilerini destekler, birilerini gömeriz. Bunun için birileriyle kavga ederken kendi dertlerimizi unuturuz. Seçim, geçim derdini bastırmak için en uygun vasıtadır.

Ekonomi, hak, hukuk, sosyal yaşantı, kadın cinayetleri, çocuk tacizleri… her şey tersine tersine gidiyor ya; hal böyle olunca, 5 yılda bir yapılan seçimler bizim halkı kesmiyor tabii ki.

E iktidar da seçimleri zamanında yapacağım diye ayak direyince…

Neyse ki CHP var da hevesimiz kursağımızda kalmıyor.

***

“Mahalle yanarken saçını tarayan” partilileri tespit için çok güzel bir zamanlama aslında. Bu açıdan Özgür Özel’i kutlamak gerek. 

CHP’li belediye başkanları ve belediye çalışanlarının teker teker gözaltına alındığı, CHP ile uzaktan yakından ilişkisi bulunan herkesin diken üstünde olduğu bir dönemde; küçük hesaplarla adaylık yarışında züccaciye dükkanına girmiş fil gibi, başkan ya da delege olmak için her şeyi deviren, kendinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen, partiyi, ideolojiyi, ilkeyi yok sayanların turnusol kağıdıyla gün gibi ortaya çıkacağı bir dönem bu.

Evet, kayyım tehdidiyle karşı karşıya kalmanın getirmiş olduğu mecburiyet de var bu kurultay takviminde ama her şerde bir hayır vardır. Buradan da gerçek partililerle siyaset yerine ticareti tercih edenlerin net bir şekilde ayrışacağı umudunu taşıyorum.

***

Böyle netameli bir dönemde, çok adaylı ve çekişmeli geçeceği muhtemel bir süreci pek onaylamasak da; özellikle son on yılda Ak Parti ve MHP’de “çoktan seçmeli” bir ilçe kongresine denk gelemediğimiz için, CHP’yi bu en basit demokrasi kuralını, seçme/seçilme hakkını partililerine tanıdığı için tebrik etmeliyiz. En kötü şartlar altında bile Cumhuriyetin kazanımlarından ve demokrasiden vazgeçmeyen bir partinin var olduğunu bilmek, CHP’li olmayanlar için dahi bir güvencedir.

***

İtirafçıların ve iftiracıların pazarlık için savcılık kapısı önünde sıraya girdiği, belli kesimlerce (!) teşvik edildiği ve ödüllendirildiği bir dönemde bu “sıkıştırılmış” kongre takvimi gerçekten çok büyük risk. Genel Merkez’in bu duruma karşı bir önlem alması, delege pazarlıklarında kaybedenlerin ortaya atacağı iddialar için oldukça yoğun bir propaganda çalışmasına hazırlıklı olması gerekli.

***

Aslında bu işin çok daha pratik ve daha az baş ağrıtacak yöntemi var: Çarşaf liste…

Tüm delege simsarlarının elini kolunu bağlayacak bu yöntem, parti tüzüğünde de öncelikli olarak tercih edilmesine rağmen; nedense tüm il, ilçe ve mahalle seçimlerinde blok listelerle kampanyalar yürütülüyor.

Doğal olarak, sürecin sonunda delege olarak kimin listesindeyseniz ya da hangi listeye oy verdiyseniz, O’nun adamı olarak yaftalanıyorsunuz. Bu da maalesef parti içi ayrışmaları, gruplaşmaları ve kayıkçı kavgalarını beraberinde getiriyor.

Oysa ki herkes CHP’li, herkes muhalif, herkes kuruluşun ve kurtuluşun değerlerini sonuna kadar savunuyor.

O halde neden?..

***

Çarşaf listeye karşı çıkanların öncelikli savunması şu: “Yönetim içine girecek rakip adayın adamları bizim çalışmalarımızı baltalar.”

İyi ama, zaten parti içinde güçlü iseniz ve seçimi kazandıysanız, yönetime girenlerin büyük çoğunluğu da sizin arzu ettiğiniz isimler olmayacak mı? 16-17 kişinin arasına girecek birkaç isim çalışmalarınıza engel olamaz ama sizin için gerekli durumlarda bir emniyet sübabı vazifesi görür. Çünkü ne kadar iyi niyetli ve bilgili olursanız olun eksikleriniz, yanlışlarınız olacaktır. İşte tam da burada yönetiminize girecek birkaç farklı ses sizin için emniyet sübabı olacaktır. 

***

Yine çarşaf listeye karşı çıkanların savunduğu ikinci güçlü argüman “E biz çarşaf desek bile anahtar liste dolaştıracaklar…”

Siz dolaştırmayacak mısınız?

Her ne kadar anahtar listeler havalarda uçuşsa da, buna rağmen yönetime girmeyi başaranlar partililerin gerçek sevgisini ve takdirini kazanmış kişiler olacaktır. Bu sizi neden bu kadar korkutuyor?..

***

Hem…

Çarşaf liste özgürlüğü “benim şu kadar oyum var, arkamda bu kadar partili var” martavalını ambalajlayıp her seçim dönemi satanların gerçekte ne kadar güçlü olduklarını göstermez mi?

Arkasında o kadar destek olduğunu iddia edenler çarşaf listede kendilerine bir yer bulsunlar da bizler de görelim kim ağa kim paşa…

***

Yani demem o ki…

Hodri meydan:

Kendine ve ekibine güvenen “çarşaf liste”yi destekler…

Yoksa siz, çarşafa dolanmaktan korkanlardan mısınız?