NEDEN OLMASIN?
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

NEDEN OLMASIN?

Zamanında çok yazdık, çizdik, anlattık ama dinletemedik. Hatta bu nedenle hain ilan edildik, rakip aday lehine çalışmakla suçlandık, disiplin listelerinde anıldık.

15 Ağustos 2025 Cuma 03:04 makaleler

Ne genel seçim, ne yerel seçim…

Şu bizim CeHaPe’yi motive eden tek şey parti içi seçimler yeminle…

Kurultay zamanı harcanan eforun çeyreği milletvekilliği ve belediye seçimlerinde harcansa, iddia ediyorum ki tüm il ve ilçelerde tulum çıkarırız…

***

Rekabet güzel şey, seçme seçilme hakkı demokrasinin olmazsa olmazı, CHP’yi diğer partilerden ayıran belki de en önemli unsur. Ah bir de düzeyi tutturabilsek… Rakiplerin de partili olduğunu, kongre tarihinden bir gün sonra aynı isimlerle omuz omuza mücadele sürdürmek zorunda olduğumuzu unutmasak!..

***

Maaşallah adayı bol bir seçime gidiyoruz. Beşten dörde indi ama son dakikada tekrar beşe çıkabilir ya da ikiye inebilir ilçe başkanlığı taliplerinin sayısı. Hayırlı, uğurlu olsun. Adaylar kendi çaplarında düzeyli bir kampanya yürütmeye çalışıyor olsalar da, fanatik futbol taraftarı gibi davranan partililer için aynı şeyi söylemek zor.

Kime sorsan, kendi desteklediği adayın “çok”unda boncuk var, diğerleri yaramaz. “Ondan başkan olmaz”, “Bu partiyi toplayamaz”, “beriki siyasetten anlamaz”…

***

Yahu arkadaş, bu ilçede Ali Serçe bile ilçe başkanlığı yaptı, ne diyorsunuz siz?..

Yaptığı o kadar hataya rağmen, tüm Türkiye’de CHP fırtınası eserken belediye seçimlerinin kaybedilmesinin baş mimarı olmasına rağmen görev süresini de sonuna kadar tamamladı.

Parti binasının yerini yolda en az üç kişiye sormadan tarifle bile bulamayacak olanları yönetici yaptı; Aliağa’ya kıran girmiş gibi başka ilçelerden meclis üyesi yazılmasına, partide adam kalmamış gibi, listelerin teslimine saatler kala üye yapılanlara bizlerin oy vermesine sessiz kaldı. Bırakın partiyi toplamayı, kendi listesinden seçilen yöneticileri bile bir arada tutamadı, istifa istifa üstüne geldi, yönetim düşmesin diye istifalar işleme konmadı…

Her şey bir yana, seçilen meclis üyelerini bile parti çatısı altında tutamadı, daha fazlası kaçmasın diye büyükşehirin imkanlarıyla vermediği taviz kalmadı. İş isteyene iş, ruhsat isteyene ruhsat…

Adam yasa dışı şekilde meclis üyesi adayına parasını iade etti de yine bir şey olmadı, görevine devam etti…

Bu saydıklarımın hiçbirinde “ben yapmadım, başkan adayı yaptı, yönetimdeki arkadaşlar yaptı, kampanya finansörleri yaptı” mazereti işlemez. Çünkü bu partili, böyle yanlışlar yapılmasın, sistem ve düzen uygun şekilde işlesin diye oy vererek o koltuğa oturttu sizi.

***

Şimdi bütün bunlara rağmen görev süresini sonuna kadar başarıyla getiren bir örnek önümüzdeyken…

Hangi başkan adayı, neden Aliağa İlçe Başkanlığı’nı yürütemesin?

Barış Eroğlu; 2024 seçimlerinden beri kendisine yapılan haksızlıklara rağmen partisine küsmemiş, sırt çevirmemiş, nerde düğün varsa, nerde cenaze varsa birini sektirmeden herkesin mutlu gününde de acısında da yanında olmuş. Mesleği, ekibi, projeleri liyakatini ortaya koyuyor.

Neden olmasın?..

***

Engin Gündüz…

Atadan partili, Aliağa’nın çocuğu, oturmasını, kalkmasını, konuşmasını bilen; efendiliği su götürmez biri. Daha önce Ali Serçe ekibinde yönetimde en önemli görevlerden birini yürüttüğüne göre, iş becerisi ve idari yeteneği o ekip tarafından da kabul görmüş demektir.

Neden olmasın?

***

Uğur kaçar…

Yıllardır partinin yükünü göğüsleyen, maddi manevi desteğini esirgemeyen bir ailenin ferdi. Gel demişler gelmiş, sen dışarda kal demişler kalmış. Sevseniz de sevmeseniz de partideki emeği yadsınamaz. Başkalarının başkanlığında, adaylığında desteğine ihtiyaç duyuluyorsa, kara kaşının kara gözünün hatırına çağırmıyorlardı demektir.

Neden olmasın?...

***

Son adayımız Ali Serçe…

Bir hanım kardeşimiz vasıtasıyla tüm partilileri tek tek arayıp destek istiyor. Çoğu partili de ayıp olmasın diye, “hayırlısı olsun” deyip kibarca geçiştiriyor.

Şimdi sevgili başkan;

Seçildiğin günden bu yana neredeyse tam iki yıl oldu. Bu süre zarfında, ne zaman “tesadüfen” karşılaşsak, her seferinde ve hiç sektirmeden “Abi görüşeceğiz senle”, “bugün işim var, yarın partiye gelince arayacağım”, “en kısa zamanda bir araya gelip o konuları konuşalım” dedin.

Pekii…

Bu kadar zamandır, bırak özel görüşmeyi falan, bir kere olsun, bir bardak çay içecek kadar bile zaman ayırdın mı?

Bir gün olsun arayıp hal hatır sordun mu?

Şimdi kalkmış telefonla aratıp destek istiyorsun da…

Destek istediklerine başkanlık yaptığın süre boyunca senin herhangi bir katkın, desteğin oldu mu?..

Geçen kongrede sana oy verenler dışında kaç kişinin sevincine, üzüntüsüne ortak oldun?..

Demezler mi adama?!..

***

Ama olsun…

Neden olmasın?..

İki sene eksiksiz tamamlayan, bir iki sene daha devam etmenin yolunu bulur. Ama büyükşehirden belediye desteğiyle, ama emicenin eliyle, ama alevi-sünni ajitasyonu ile…

***

Unutulmaması gereken tek şey var.

Bu, sadece parti içi bir bayrak yarışı.

Son güne kadar elbette rekabet de olacak, ölçülü tartışmalar da…

Ama sandıklar açılınca; hangi renk daha fazlaysa o, hepimizin ilçe başkanı olacak.

O isim arkasında birleşip yerelde iktidarı almak için var gücümüzle ve birlikte mücadele edeceğiz.

Hatırlayın, ne diyordu Yunus Emre?

“Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.”