MESELE PARTİ Mİ, KİŞİ Mİ?..
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

MESELE PARTİ Mİ, KİŞİ Mİ?..

Dünyanın bir ucunda öğrenciler sokakta. Öbür ucunda işçiler, emekliler, gençler, kadınlar… Kimi geçinemediği için isyan ediyor. Kimi yolsuzluğa, adaletsizliğe, kimi de geleceğinin elinden alınmasına karşı çıkıyor.

23 Temmuz 2026 Perşembe 14:56 makaleler

En son 80 ihtilali öncesinde böyle kardeş kardeşe düşmandı. Siyasal kamplaşma cepheden örgüte, örgütten fraksiyona, fraksiyondan kliklere, hücrelere kadar bölünmüş; bırakın sağı/solu, aynı idealleri savunduğunu iddia edenler birbirine düşman olmuştu.

Şimdi de, yıllardır kol kola yürüyen, en zor durumlarda birbirine omuz vererek bayrağı yere düşürmeyenler birbirine saldırıyor.

O ona “hain” diyor, o ona “satılmış”; o onu “butlancı” diye aşağılıyor, o onu “bölücü” ilan ediyor…

***

Partiden ayrılanlar “idealleri ve ilkelerinden ayrılmadan” CHP’den istifa ettiklerini söylerken hemen arkasına yapıştırdıkları “sen neredeysen biz oradayız Özgür Başkan” sözü, gerçekten ideallerin mi yoksa kişilerin mi ardında saf tutulduğu konusunda ister istemez bir şüphe oluşturuyor.

Tabii bir de…

Ortada henüz resmi olarak açıklanmış bir parti yok…

Doğal olarak parti tüzüğü de yok…

Program deseniz, zaten yok…

Peki programı, tüzüğü bile belli olmayan, hatta adı bile muallak bir partiyi hangi ilke ve ideal üzerinden benimsediniz de bilinmezliğe doğru topyekün bir istifa sürecine girdiniz?

Kurucular kurulu bile belli olmayan bir partide, kimlerin peşinden gideceğinizi, nasıl bir siyaset yürütüleceğini nereden biliyorsunuz da böyle tedbirsiz ve balıklama bir bilinmezin içine sürükleniyorsunuz?..

***

Fikri ayrılıklar olabilir, zaman içinde görüş farklılıkları yaşanabilir. Ama bu, sizin arkasında durduğunuz lideri desteklemediği için bugüne kadar birlikte siyaset yaptığınız, iyi kötü anlarınızı, anılarınızı paylaştığınız komşunuzu, partilinizi düşman ilan etmeniz için yeterli sebep midir?

Şöyle bir bakıyorum da…

Birbirinize ve karşıdaki lidere yönelik sarf ettiğiniz sert sözlerin (hakarete varan) dörtte biri kadar bile muhalefet ettiğinizi söylediğiniz iktidar partisine ve onun yönetici ekibine eleştiri getirmediniz.

Emin misiniz gerçekten ana muhalefet partisi destekçisi olduğunuza?

Emin misiniz muhalif olduğunuza?..

Yoksa her şey koltuk, makam ya da yönetimde söz sahibi olmak için sürdürülen bir mücadele mi?

Emin misiniz ilke ve ideallerinizden?..

***

Demokrasi, savunmadığınız fikre de saygı göstermeyi gerektirmez mi?

Kişileri aşağılayıcı, alaycı hitaplar sizin demokrasi anlayışınızın tam olarak neresinde yer alıyor?

Yoksa sadece “kendine demokrat” mısınız?

***

Ha bir de şu “seçilmiş” ve “atanmış” atışması var değil mi?

Özgür Özel’in Genel Başkan seçildiği kurultayın konuşma kayıtları hala duruyor internette.

Ne demişti seçilirken?

“Adaylarımızı ön seçimle belirleyeceğiz. Tabanın sesine kulak vereceğiz…”

Peki 2024 yerel seçimlerinde kaç ilin, kaç ilçenin, beldenin adayları, meclis üyeleri ön seçimle, temayülle belirlendi?

Haydi üzerinden çok zaman geçti, o kadarını hatırlamayız…

En son İl Kongresinde…

İzmir İl Başkanlığı için, Çağatay Güç’ün karşısına çıkacak adayların nasıl vazgeçirildiğini de mi unuttunuz?

Adaysız seçimde başkan olmuş Çağatay Güç için “seçilmiş başkanımızı destekliyoruz” demeniz biraz komik olmuyor mu?

***

Sonuç olarak...

Partiler bölünebilir.

Fikir ayrılıkları yaşanabilir.

Liderler değişebilir.

Ancak siyaset, kişilere bağlı sadakat üzerinden değil; ilke, program ve demokrasi kültürü üzerinden yürütüldüğünde anlam kazanır.

Eğer bugün birbirimizi yalnızca farklı bir ismi desteklediğimiz için düşman ilan ediyorsak, kaybeden yalnızca bir parti değil; birlikte siyaset yapabilme kültürümüz olacaktır.

Tabii ilke ve ideal yerine kişilerin savunucusu iseniz…

Zaten CHP’de olmamanız gerekir…  


Diğer köşe yazıları

DÜNYA AYAĞA KALKIYOR, DÜZEN DUYMUYOR!

Dünyanın bir ucunda öğrenciler sokakta. Öbür ucunda işçiler, emekliler, gençler, kadınlar… Kimi geçinemediği için isyan ediyor. Kimi yolsuzluğa, adaletsizliğe, kimi de geleceğinin elinden alınmasına karşı çıkıyor.

18 Ekim 2026 Pazar 12:59 makaleler

ESKİ DÜZEN, YENİ AKIL

Deniz bitti! Ne yapacağız şimdi? Dünyanın bugüne kadar ürettiği ekonomik, siyasi ve toplumsal sistemler, insanlığın sorunlarını çözmekte giderek daha fazla zorlanıyor. Kimi eşitsizlik üretiyor, kimi özgürlükleri kısıtlıyor. Kimi insanı inancıyla, kimi parasıyla, kimi de kimliğiyle birbirine düşürüyor.

16 Ekim 2026 Cuma 11:36 makaleler

DÜNYA STANDARTLARINDA ŞEMA

Nihayet öğrendik "dünya standartlarında” belediyecilik anlayışının hangi liyakatli kadrolarla gerçekleştirileceğini… Aliağa Belediyesinin "dünya standartlarında belediyecilik” iddiasıyla yeniden şekillendirdiği organizasyon şeması yayımlandı.

13 Ekim 2026 Salı 09:09 makaleler

FONDA MİLYAR, ALİAĞA'DA İLK İSİM...

Daha önce yazdık. Fon meselesinin sadece İstanbul'un, Ankara'nın, büyük finans çevrelerinin meselesi olmadığını söyledik. "Bu işin Aliağa'ya kadar uzanması şaşırtıcı olmaz” dedik. Çok beklemedik.

06 Ekim 2026 Salı 10:51 makaleler

FONDA MİLYAR, ALİAĞA'DA MİLYON...

Bütün bir ülke birkaç gündür yine milyarlarca liranın konuşulduğu skandalla çalkalanıyor. Bu kez adres belediyeler değil, borsa ve yatırım fonları. Konunun teknik tarafı uzun uzun anlatılabilir. Fonlar, portföy şirketleri, sığ hisseler, likidite, manipülasyon…

29 Eylül 2026 Salı 21:31 makaleler