YANMAYA RAMAK KALA...
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

YANMAYA RAMAK KALA...

Daha önce iki ayrı yazıda Ege'de yaşananların yalnızca iki komşu ülke arasındaki klasik anlaşmazlıklardan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmıştık.

17 Kasım 2025 Pazartesi 14:07 makaleler

Son yazımızda sizlere bazı rivayetlerden bahsetmiştik biliyorsunuz.

Bir dokununca bin ah işitiyormuşsunuz meğer…

Arayanlar, soranlar, telefon edenler, mesaj atanlar…

Bir büyüğümüzün dediği gibi “asıl turpun büyüğü” heybedeymiş; daha neler varmış neler…

***

Tabii ki mesleki etik gereği, belgesi bilgisi olmadan her duyduğumuzu yazmıyoruz, her söylenene inanmıyoruz.

Ha bir de, bu güne kadar uçkur dedikodularına hiç girmedik, girmeyiz. Kim kiminle ne yapmış, kim altında çalışanlara ahlaksız tekliflerde bulunmuş, kim uygunsuz sitelere girerken yakalanmış bizi alakadar etmiyor. Kamu malına zarar vermedikleri sürece, bu halkın parasını kendi keyifleri için harcamadıkları sürece yazmadık, yazmayacağız. Geri kalanın hesabı sorulacaksa hepsinin ailesi var, eşi var; alan razı veren razıysa kimseye laf söylemek düşmez.

***

Neyse efendim, biz dönelim rivayet olunanlara.

Güzel ilçemizin önemli kurumlarından birinin ilçe müdürü…

İşçi ve emekçi dostu olduğu için…

Kendi biriminde işçi statüsünde çalışan bir hanımefendiyi alıyoor, “Senin değerini kıymetini bilememişler. Gel sen benim özel kalemimde çalış” diyor.

Hanım kızımız da kendisindeki cevherin fark edilmesinden duyduğu sevinçle kabul ediyor. Ne de olsa en büyük amir bunu söyleyen. “Emir demiri keser” diyerek yeni görevine başlıyor.

Ancak bir müşkülatı daha vardır bizim hanım kızımızın:

“Efendim” der, “Yeni görevim iyi, hoş da… Benim buralarda kalacak yerim de yok!”

E koskoca ilçe müdürü… Elemanını, hele hele özel kalem personelini darda açıkta bırakacak değil ya…

***

İşte rivayetimizin tam da burasında şirin ilçemizin sayfiye beldelerinden birine doğru uzanmamız gerekiyor. Çünkü ilçe müdürümüzün eli kolu da buralara uzanıyor.

Bu güzel tatil beldemizin en nadide köşelerinden birinde bir ilim irfan yuvası varmış. İşte o ilim irfan yuvasının bahçesinde de temizlik malzemesi, kova, kürek, tırpan gibi şeylerin muhafaza edildiği bir müştemilat var imiş.

Her şeye kaadir olan müdürümüz şak diye meseleye el atmış, tak diye müştemilatı lojmana çevirivermiiş…

Hanım kızımızın barınma sorunu da böylece halloluvermiş. Tabii oranın elektriği nasıl ödenmiş, suyu nerden bağlanmış biz bilmeyiz, ancak büyüklerimiz bilir.

***

Efendim bizim bu kül kedisinden hallice hanımefendimiz yaklaşık 2-2,5 yıl kadar mutlu mesut yaşamış kova, kürek ve tırpandan arındırdığı müştemilat devşirmesi lojmanında.

Asıl turpun(!) büyüğü şimdi geliyor, hazır mısınız?..

Yine rivayet odur kii…

Hanım kızımız mutlu mesut pek ala özel kalemdeki görevini ifa ederken, şak diye her şeyi halleden ilçe müdürümüz tak diye kurum içi görevlendirme ile başka bir birime atayıvermesin mi bunu? Atasıın..

Atasın atamasına da…

İlginç olan şu ki…

Bu atamanın yaklaşık bir hafta sonrasında, müştemilattan bozma lojmanımızda birden bir yangın çıkmasın mı? Çıksıın…

Bu yangının ardından bir kırmızı kanepe ve bir sehpa dışında ne var ne yoksa kül olmasın mı?... Olsuun…

Bununla ilgili de hiç kimseden hiçbir yerde hesap sorulmasın mı? Sorulmasın…

***

İşte bizim derdimiz burada başlıyor sevgili okurlar:

Kimin ne yaptığı, hangi amaçla yaptığı bizi ilgilendirmiyor ama…

Böyle bir müştemilatın 2,5 yıl boyunca lojman gibi kullanıldığından kimsenin haberi var mı?

Bu müştemilatlar lojmana çevrilebiliyorsa, bunlarda oturmaya hak kazanmak için ne gibi meziyetlere sahip olmak gerek?

Haydi her şey kanuna nizama uygun halledildi diyelim; bu lojmanın iki buçuk yıl boyunca elektriğini suyunu kim ödedi, nasıl ödendi?

Hepsini geçtim…

Çıkan yangın sonrası herhangi bir soruşturma yapıldı mı? Yangın dolayısıyla rapor tutuldu mu? Herhangi bir kişi ya da kurum hakkında işlem başlatıldı mı?

Yoksa “Amaan, zaten herkes müştemilat olarak biliyordu burayı. Suyu bulandırmayın” deyip üstü örtüldü mü?

***

Yangın demişken...

Yine bir rivayete göre…

Hani bir zamanlar Aliağamızın belediye kütüphanesinde bir yangın çıkmıştı, hatırlar mısınız?

Hani sebebi belli, çıkartanı belli olmasına rağmen herkes üç maymunu oynamıştı da üstü kapatılmıştı.

Geçenlerde Aliağa Belediyesi’yle ilgili 2024 yılı Sayıştay Raporu açıklanınca aklıma geliverdi birden:

Hani o sıralar belediyede çok denetim oluyordu, müfettiş üstüne müfettiş geliyordu…

İşte o müfettişlerin o zamanlar görmek istedikleri pek çok belge için de kütüphane yangınında yandığı söylenmişti.

Nereden aklıma geldiyse işte…

Tesadüf!..

***

Eski yangınlardan bahsettik de…

Çok yakında bazıları için Aliağa tümden yangın yeri olacak gibi duruyor.

Çünkü gelen bilgilerin ardı arkası kesilmiyor.

Astın yaptığı üstü de ilgilendiriyor.

Onun için…

Aman diyeyim; makamınıza güvenip de kendinizi dokunulmaz sanmayın, “yanarsınız!”…


Bülent PINARBAŞI diğer köşe yazıları

EGE'DE HARİTALAR ÇARPIŞIYOR (3)

Daha önce iki ayrı yazıda Ege'de yaşananların yalnızca iki komşu ülke arasındaki klasik anlaşmazlıklardan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmıştık.

06 Eylül 2026 Pazar 22:16 makaleler

CHP'DEN YENİ PARTİ'YE KOMİSYON HEDİYESİ

Ne ilginç tesadüftür ki; Aliağa'da CHP'nin boşalan meclis komisyon üyeliklerinin yine CHP'liler tarafından Yeni Parti'ye hediye edilmesiyle yaklaşık aynı zamanlarda, CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı'nın açıklamaları da paat diye karşımıza çıkıverdi.

03 Eylül 2026 Perşembe 15:56 makaleler

DÜNYA STANDARTLARINDA İSTİFA!..

Dün yayınladığımız "Aliağa Belediyesinde Kapsamlı Değişiklik” haberimizin ardından; sessiz sedasız bu işi kotarmak isteyen Sayın Serkan Acar'ın "dünya standartlarında belediyecilik” açıklamasını okudum.

02 Eylül 2026 Çarşamba 11:11 makaleler

EGE'NİN İKİ YAKASINDA STRATEJİK GÜÇ MÜCADELESİ

Türkiye'de gündem o kadar hızlı değişiyor ki… Bir gün kurultay konuşuyoruz. Ertesi gün mahkemeyi. Sonra kongreleri, partileri, istifaları, ihraçları…

01 Eylül 2026 Salı 11:13 makaleler

EGE'Yİ YUNAN GÖLÜ SANIYORLARSA...

Türkiye'nin 16 Ağustos'ta aldığı iki karar var. Biri Fethiye-Kaş Deniz Millî Parkı. Diğeri Kuzey Ege Deniz Millî Parkı. İlk bakışta çevre kararı gibi görünüyor.

24 Ağustos 2026 Pazartesi 14:31 makaleler