8 Mart komedisi...
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

8 Mart komedisi...

Bütün bir ülke birkaç gündür yine milyarlarca liranın konuşulduğu skandalla çalkalanıyor. Bu kez adres belediyeler değil, borsa ve yatırım fonları. Konunun teknik tarafı uzun uzun anlatılabilir. Fonlar, portföy şirketleri, sığ hisseler, likidite, manipüla

09 Mart 2021 Salı 12:13 makaleler
Duruma göre eleştiri, kişiye göre yorum alışkanlığımız hayatın her alanında kendini göstermeye devam ediyor… Oysa doğru tektir. Kimin yaptığına göre, mensubu bulunduğunuz kitlenin çokluğuna ya da azlığına göre eğilip bükülemez. Bir yanlış varsa, başkaları da yapıyor diye kendinizde hak göremezsiniz. Bir yanlış varsa sizin taraftan yapıldığı için görmezden gelemezsiniz. Gelirseniz, bu, sizin samimiyetinizi sorgulatır…. *** Günlerdir, haftalardır yoğun kalabalıkla gerçekleştirilen Ak Parti kongrelerini eleştiriyoruz. Maske, sosyal mesafe, hijyen hak getire… O kadar kalabalığı, kontrolsüz bir şekilde toplamak, bir araya getirmek bu pandemi döneminde resmen cinayet. Bunda hemfikiriz. Daha doğrusu hemfikir olduğumuzu sanıyorduk… Meğer öyle değilmiş, dün gördük. 8 Mart kutlamaları için (kutlama mı, anma mı yapılmalıydı hala karar verebilmiş değilim) yurdun dört bir yanından gelen fotoğraf kareleri, videolar öylesine coşkuluydu ki… Kol kola yürüyenler, halay çekenler, yan yana resim veren siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin ileri gelenleri… Nerede kaldı pandemi? Nerede kaldı tedbir? *** Aklıma meşhur miting sloganı geldi. Hani hep söylenir ya “kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz…” Vallahi de öyle, billahi de öyle… Dünkü kadın eylemleri gösterdi ki hep beraber korona olacağız!.. Kadın eylemi dediğime bakmayın siz. Kadınlı erkekli, çoluk çocuk panayır havasını yaşadı meydanlar, yürüyüş yapılan sokaklar. Demek ki dedim; A partisi ya da B örgütü yapınca bizi korkutan virüs kendi örgütümüze gelince bağışıklık sistemine dayanamıyor. *** Dünkü eylemlerin bir diğer garip yanı daha vardı: Gövde gösterisi yapmak gerekiyor ya; daha önce kadına şiddetten, tacizden sabıkalı, İstanbul Sözleşmesi’ni yerden yere vuran kitle de 8 Mart pankartlarının arkasındaydı. Kimi kadınlarla kol kola yürüdü, kimi karanfil dağıttı, kimi kadın esnafları, çalışanları ziyaret etti… Hadi onlar genel tabirle “takiyye” yaptı diyelim… Peki bunların istismarına, sözlü saldırılarına maruz kalan kadınlar nasıl kabul etti aralarına?.. Oysa tam günüydü onları teşhir etmenin, dersini vermenin… *** Çuvaldızı kendimize batıralım ki iğneyi başkasına batırmaya hakkımız olsun. Günü kurtardık, 8 Mart’ta sokaklarda çocuklar gibi eğlendik, slogan attık, 129 tekstil işçisinin kemiklerini sızlatacak etkinliklere imza attık. Yani sadece yasak savmak için, bir şey yapmamış olmayalım diye çok şey yaptık… Artık görevimizi yerine getirmiş olmanın rahatlığıyla kaldığımız yerden devam edebiliriz gündeme. Bakalım bugün kimler öldürülecek, kimler cinsel taciz ve tecavüze uğrayacak, kimler dövülecek… Çok da dert etmeyin; bizden değilse susmaya devam edebiliriz!..

Diğer köşe yazıları

FONDA MİLYAR, ALİAĞA'DA MİLYON...

Bütün bir ülke birkaç gündür yine milyarlarca liranın konuşulduğu skandalla çalkalanıyor. Bu kez adres belediyeler değil, borsa ve yatırım fonları. Konunun teknik tarafı uzun uzun anlatılabilir. Fonlar, portföy şirketleri, sığ hisseler, likidite, manipülasyon…

29 Eylül 2026 Salı 21:31 makaleler

Madem Ölçtünüz, Neden Hesaba Katmadınız? (2)

Bir önceki yazımızda bir sorunun peşine düştük. İzmir Büyükşehir Belediyesi "sürdürülebilir İzmir” diyor. Peki bu hesabın içinde Aliağa nerede?

27 Eylül 2026 Pazar 21:30 makaleler

SÜRDÜRÜLEBİLİR İZMİR'İN ALİAĞA'YA SÖYLEYECEĞİ NE? (1)

Bazen bir kentin geleceğini anlamak için meydanlarına, yollarına, yükselen binalarına bakmak yetmez. Bir de görünmeyen hesaba bakmak gerekir.

26 Eylül 2026 Cumartesi 22:24 makaleler

PARTİ YENİ, DÜZEN ESKİ...

Çocukken hepimizin başına gelmiştir. Parka gidersiniz, bakarsınız top sahası boş, yaşıtlarınızla bir heves takım kurar maç yapmaya başlarsınız. Sonra sizden iki üç yaş büyük ağabeyleriniz gelir, "çekilin kenara, biz oynayacağız” derler.

25 Eylül 2026 Cuma 11:07 makaleler

SEÇMEN İRADESİ NEREDE?

Artık bu işin çivisi çıktı… Elbette siyasetçiler de yargılanacak. Belediye başkanı da suç işlediyse hesabını verecek. Kaçma ya da delilleri karartma şüphesi varsa mahkeme gerekli kararı verecek. Bunların tamamı hukuk devletinin olağan süreçleridir.

24 Eylül 2026 Perşembe 11:20 makaleler