HERKES BENDEN HESAP SORUYOR
İsmail Küçük
ismail@gmail.com

HERKES BENDEN HESAP SORUYOR

Herkes benden hesap soruyor. Ben de dünyadan... *** Yaşamayı çok sevdiğimi düşünüyordum. Anneannem evin içindeydi o zamanlar. Körebe gibiydi hayat. Ebeledin mi gözlerin açılırdı.

25 Eylül 2026 Cuma 11:48 makaleler

Herkes benden hesap soruyor. Ben de dünyadan...

***

Yaşamayı çok sevdiğimi düşünüyordum.

Anneannem evin içindeydi o zamanlar. Körebe gibiydi hayat. Ebeledin mi gözlerin açılırdı.

Herkes gülerdi. Neşe vardı.

Sonra anneannem kendine küçük bir yer buldu. Yüzümüzü görmemek için toprakla kapattırdı her yerini. Küstüğünü söylemedi. Öyle düşündüm.

Babamıza kızdı belki. Köyün bütün işlerine koşan, akşamları kahvede okey oynayan babama. Bizim evin işleri hep yarım kalırdı. Ondan olmalı.

Babam iyi bir insandı. Saçımı okşamışlığı var. Annemi de dövmedi. Askerlik hatıralarını şimdi sandığı zamanlarda sinirlenir, demişti annem sanırım bir defasında. Tam anlayamamıştım. Dudağının kenarı kanlı ve biraz şişmişti, sözcükler bulanık çıkıyordu ağzından. Anneme sarılmış, ağlamıştım. Söylediklerini önemsemedim.

Babamın evde oluşunda sessizlik çökerdi her yere. Bağ, bahçe, rüzgâr sessizce beklerdi.

Kurtlar Vadisi izler, “Vay anasını,” derdi. Ava giderdi peşinden. Mermi yakmak için.

***

“Erkek adam,” dedi babam, “bu dünyaya gücünü göstermek için gelir. Güçsüzsen yok olursun. Narin olma. Kabzayı böyle tutacaksın, tetiği yumuşak çekeceksin. Hayatta tek yumuşak olduğun an o olacak.”

İlgimi çekmiyordu silahlar. Yabancı dillere ve insanlara meraklıydım. Onlarla konuşmak istiyor, onların memleketini görmek istiyordum.

Babam kızıyordu. Dünya bize düşman. İçimiz de hain dolu. Bırak onlar senin dilini konuşsun. Başka bir dilde konuşan olursa ağzını burnunu kır. Bir daha konuşmasın.

Komşu çocukları en yakın arkadaşlarımdı. Onlar da babam gibiydi. Saklambaçta ebe olmak istemezlerdi. Çarşıya indiklerinde sakız çalarlardı. Oysa hepimizin cebinde para vardı. Okulda küçük çocukların elinden paraları alırlardı. Beni de dâhil ettiler çeteye. Güçlü olmak güzeldi. Okulda havalı yapıyordu. Ama ayrıldım. Yalnız kalmak daha iyi geliyordu.

***

Ortaokulda dil kursuna yazdırdım kendimi. Zorla. Babam çok istemedi. Annem onunla tartıştı. Çok sevdim kursu. Hızla ilerledim. Telefonum olmuştu en sonunda. Oradan yabancı dilde şarkılar dinledim, diziler izledim.

Yol soran turistlere tarif için beni çağırıyordu Büfeci Şişman Amca.

Anneannem küsmemişti daha. Bana, “Suya ne der gavurlar, ekmeğe ne der, kırmızıya ne der?” diye sorardı. Ben de söylerdim. Hoşuna giderdi. “Sen büyük adam olacaksın,” deyip öperdi.

Okulda çocuklar bana sorardı yabancı dil sınavının cevaplarını. Hoşuma giderdi.

Nedense bir gün öğretmen kızdı. Çok konuşuyormuşum. Anneme anlattım. O da babama anlatmış. Okula geldi babam. “Benim oğluma bunu nasıl yaparsınız?” diye hesap sormaya. Öğretmenle tartıştılar koridorda. Müdür geldi.

Okuldan soğudum. Ayaklarım tersine gidiyordu her sabah. Dersler ilgimi çekmiyordu. Varsa yoksa yabancı dil. Telefonumdan yeni edindiğim arkadaşlarla konuşuyordum bol bol. Onlar aracılığıyla başka arkadaşlar, onlardan da başka arkadaşlara uzayıp gitti tanışmalarım. Bilgisayar oyunlarıyla zaman geçiriyordum. Tetiğe basar gibi basıyordum fareye. Kolaydı. Eğlenceliydi. Neredeyse tüm zamanımı bunlara verdim.

O sıralar anneannem küstü. Bir daha derdimi anlatamadım ona.

***

Üzüldüğümü gören babam, beni ava götürmeye başladı. Silah kullanmayı öğrendim.

Okulda kimseyle konuşmuyordum artık. Öğretmenleri hiç sevmiyordum. Onlar da beni sevmiyor olmalı, iyi şeyler konuşmuyorlardı benimle. Derslere ilgi göstermeliymişim, arkadaşlarımla uyumlu olmalıymışım. Dikkatimi toplamalıymışım. O yüzden notlarım kötüymüş. Lise, ortaokula benzemezmiş. Okuyamazmışım sonra.

Korkutacaklar beni güya.

Babama anlattım. “Üç kuruş maaş alan adam mı bunu sana söylüyor?” diye kızdı babam da.

Haklıydı. Onlar kim oluyor ki?

Okula daha az gitmeye başladım. Notlarım iyice dibe çöktü. Babam bunu görünce hesap sordu. Ben babama güvenmiştim. Annem de hesap sordu peşinden. Anneannem küsüp gitmese o sormazdı.

Okulda sınıf arkadaşlarım hor görüyordu yaptıklarımı. Öğretmenler hesap soruyordu. Sıkıldım. Bir sigara aldım, yaktım. Büfeci Şişman Amca fark etti. O da hesap sordu.

Herkes benden hesap sordu. Ben kimseden soramıyordum. Bunu değiştirmeliydim. Hep hesap veren ben mi olacaktım?

***

Canıma tak etti bir gün. Onlara kendimi göstermeliydim. Hepsi can sıkıcı, işe yaramaz mahluklar. Gücün kimde olduğunu anlamaları gerekir.

Babamın av tüfeğini aldım. İşte hepsi bu.

***

Siz de sorup duruyorsunuz. Sormayın. Ben hesabı kestim.


Diğer köşe yazıları

HERKES BENDEN HESAP SORUYOR

Herkes benden hesap soruyor. Ben de dünyadan... *** Yaşamayı çok sevdiğimi düşünüyordum. Anneannem evin içindeydi o zamanlar. Körebe gibiydi hayat. Ebeledin mi gözlerin açılırdı.

25 Eylül 2026 Cuma 11:48 makaleler

14 YILLIK HASRET BİTTİ

Millwall ve West Ham United arasındaki çekişmenin uzun bir tarihi var. On dört yıl sonra iki kulüp İngiltere Şampiyonluk Ligi'nde tekrar karşılaştı. Sahadaki rekabetten çok saha dışındaki kavgalarıyla ünlü bu çekişmeye yakından bakalım.

21 Eylül 2026 Pazartesi 17:52 makaleler

ORTA VADELİ PLAN

Plan değil, pilav demişti Demir Kırat yıllar yıllar önce. Vatandaşın umurunda olmasa da plan yapmaktan vazgeçmedi Türkiye Cumhuriyeti. Sonuçta bir bütçe olacaktı, ülkenin büyümesi gerekiyordu ve en önemlisi sermaye birikmeliydi.

10 Eylül 2026 Perşembe 20:35 makaleler

BEYLER BAYANLAR

Sigaradan nefret ediyorum beyler bayanlar. Şöyle bir yakıyorsun, derin derin içine çekiyorsun, ucunda küller uzuyor. Küllüğe doğru bir hamle yapıyorsunuz, kül pat diye yere düşüyor... Etraf kirleniyor. İşte bundan nefret ediyorum...

02 Eylül 2026 Çarşamba 09:05 makaleler

TRANSFERLER

Süper Lig yeni sezonu başladı. Lige yeni yükselen takımların yanında dört büyüklerin de etrafa para saçarcasına transfer yaptığını bütün bir yaz boyunca gazetelerden, televizyonlardan takip ettik.

20 Ağustos 2026 Perşembe 18:57 makaleler