BEYLER BAYANLAR
İsmail Küçük
ismail@gmail.com

BEYLER BAYANLAR

Fransa'da öğrenci olayları olarak başlayan isyan sırasında özellikle lüks mallar satan mağazalara yönelik bir yağma olduğu öne çıkarıldı. Sorunun temeli yağmaysa Fransa'nın kleptokrasi ile yönetilmediğini ispatlamamız gerekiyor.

02 Eylül 2026 Çarşamba 09:05 makaleler

Sigaradan nefret ediyorum beyler bayanlar.

Şöyle bir yakıyorsun, derin derin içine çekiyorsun, ucunda küller uzuyor. Küllüğe doğru bir hamle yapıyorsunuz, kül pat diye yere düşüyor... Etraf kirleniyor.

İşte bundan nefret ediyorum...

İçine zift çekiyorsun, için pis diyorlar. Buna sesim çıkmıyor. Dışımdaki pislik daha çok ilgimi çekiyor.

Sizler de içinizdeki pisliğe ses çıkarmıyorsunuz beyler, bayanlar.

Her yanı tiril tiril plazalarda çalışıyorsunuz. Gizli gizli bile sigara içemiyorsunuz. Her yer duman sensörlü, yangın alarmı... İşyerleriniz tertemiz kalıyor. Ciğerleriniz de. Işıl ışıl plazalarda çalışıyorsunuz, aydınlıktasınız. Herkes güler yüzlü. Birbirinizin kuyusunu kazmaktan çekinmiyorsunuz yine de. Fısır fısır dudaklarınız. Fitne fesat her yanınız.

Patronun eşi geliyor, yaptığınız işe karışıyor. Bilmediği işleri size dikte ediyor. Yıllarınızı bu işe vermişsiniz, sesiniz çıkmıyor. Biri dayanamayıp, “Altyapı hazır değil, öyle değil, böyle olsun.” deyince, her şeyi bildiğini sanan patronun eşi genel müdürü arayıp bas bas bağırıyor:

“Benim dediğimi neden yapmıyorlar? Neyi engellemeye çalışıyorlar? Sen ne işe yararsın?”

Orada ipler kopuyor. İş bilen kapının önünde.

O an siz ne yapıyorsunuz beyler bayanlar?

Dedikodu.

“Çok havaya girmişti. Sana ne şirketin zarar etmesinden. Hiç bu kadına söylenir mi öyle şey?..”

Evet, sigara içiyorum, ciğerlerim kirleniyor. Vicdanım tertemiz.

Sizin içiniz pislikten geçilmiyor.

Çocuklarınız baleye, yüzmeye, piyano dersine gidiyor. Birinden çıkıp diğerine yetişmeye uğraşıyorsunuz. Yetmişle gidilecek yolda gaza basıyor, öndeki araca selektör yapıyorsunuz. Öndeki aracın şoförü, “Bu yolda yetmişle gidilir, acele etmenizin anlamı yok.” deyince, “Bu yol seksen ikilik, cahil seni!” diye bağrışıyor, ilk ışıkta tartıştığınız şoförü yanınızda görünce hırsınızdan, kibrinizden çatlıyorsunuz.

Çocuklarınız da size bakıp büyüyor. Kibirli, her şeyi yapmaya hakkı olduğunu sanan bireyler oluyorlar.

Siz toplumu aşağılayarak tatmin olmaya çalışıyorsunuz.

Ben sigaramın külü yere düşünce etraf kirlendi diye hayıflanıyorum. Çevremin pis olmasına dayanamıyorum. İnsanların içinin pisliğine de...

Patronunuz son yirmi yılda zenginleşmiş. En pahalı mağazalardan en pahalı kıyafetleri giyiyor. Anadolu’nun bir yerindeki madenciler paralarını alamadığı için üstü çıplak eylem yapıyor. Siz koşa koşa patronun arabasının kapısını açmaya çalışıyorsunuz.

Patronunuz belediye meclisindeki imara açılacak arazileri takip ediyor. Meclis üyelerine partiler veriyor. Güzel eskort kızlar ortada dans ediyor. Bunu sosyal medyasından yayınlıyor. Siz de “Ne güzel hayat, bu ne güzel şenlik.” deyip imrenerek beğeni atıyorsunuz.

Fakir mahalleler yıkılıyor, şehre uzak gölgelere sürülüyor.

Belediye ise hakkını aradığı için soru soran işçiye sendikayla bir olup sürgün ve mobbing yapıyor. Siz koltuklarınızda oturup buna işçi şımarıklığı olarak bakıyorsunuz. Onun sosyal medyasına bakmaya gerek görmüyorsunuz. Plazaların gölgesinde yardımseverliklerinizi anlatıyorsunuz.

Her sabah işe gitmeden televizyonu açıp haberlere bakıyorsunuz. Sabah beşte birileri bilmem hangi terör örgütünden gözaltına alınmış. Dertleri ağaçlar kesilmesinmiş, çevre kirlenmesinmiş. Yeni açılacak madenin önünü kesmeye çalışan, halkı kin ve düşmanlığa sürükleyen birileriymiş.

“Oh olsun.” deyip tertemiz arabanızdaki tozları sokağa çırpıyorsunuz.

Evet beyler bayanlar, sigara içiyorum. İçim zift dolu, vicdanım değil.

En azından yaptığımı savunuyorum, savunduğumu da yapıyorum.

Duygularım dilimle uyumlu.


Diğer köşe yazıları

FRANSA'DAKİ YAĞMACILIK ÜZERİNE MESNETSİZ BİR YAZI

Fransa'da öğrenci olayları olarak başlayan isyan sırasında özellikle lüks mallar satan mağazalara yönelik bir yağma olduğu öne çıkarıldı. Sorunun temeli yağmaysa Fransa'nın kleptokrasi ile yönetilmediğini ispatlamamız gerekiyor.

20 Ekim 2026 Salı 21:00 makaleler

HANGİ BİRİ

Hangi birini yazalım, tıpış tıpış geçenleri mi, koşa koşa geçmek için kapı arayanları mı, önüne dosya gelip kara kara düşünenleri mi? Yoksa, yoksa hukukun düzgün işletilmek yerine şantaj aracı olarak kullanıldığını mı?

06 Ekim 2026 Salı 21:13 makaleler

MAĞDUR ÇOK SUÇ SAHİPSİZ

Vatandaşı mağdur etmenin AKP'si, MHP'si, Yeni'si, eskisi kalmamış. Hepsi aynı yerden vatandaşı mağdur ediyor.

02 Ekim 2026 Cuma 19:36 makaleler

HERKES BENDEN HESAP SORUYOR

Herkes benden hesap soruyor. Ben de dünyadan... *** Yaşamayı çok sevdiğimi düşünüyordum. Anneannem evin içindeydi o zamanlar. Körebe gibiydi hayat. Ebeledin mi gözlerin açılırdı.

25 Eylül 2026 Cuma 11:48 makaleler

14 YILLIK HASRET BİTTİ

Millwall ve West Ham United arasındaki çekişmenin uzun bir tarihi var. On dört yıl sonra iki kulüp İngiltere Şampiyonluk Ligi'nde tekrar karşılaştı. Sahadaki rekabetten çok saha dışındaki kavgalarıyla ünlü bu çekişmeye yakından bakalım.

21 Eylül 2026 Pazartesi 17:52 makaleler