21. Yüzyılda Ağustos Böceği ile Karınca Olmak
Ezop'un "Ağustos Böceği ile Karınca” masalı, çalışkanlığın ve geleceği düşünmenin sembolü olarak anlatılır. Masalın sonunda karınca haklıdır.
Ezop’un “Ağustos Böceği
ile Karınca” masalı, çalışkanlığın ve geleceği düşünmenin sembolü olarak anlatılır.
Masalın sonunda karınca haklıdır. Çünkü çok çalışmış ve kışa hazırlanmıştır. Ağustos böceği
ise yalnızca saz çalıp şarkı söylemiş, kış geldiğinde de aç kalmıştır.
Bugünün karıncası
ay sonunu getirmekte zorlanıyor ve geleceğe dair kaygılar taşıyor. Çok çalışmanın
bir güvence olduğu dönem geride kaldı.
Ağustos böceği ise beste yapıyor ama
dinlenmiyor. Ürettiği
şeyin değeri, hissettirdikleriyle değil algoritmaların gösterdiği
sayılarla ölçülüyor.
Belki de 21. yüzyılın trajedisi, karıncanın
bütün emeğine rağmen geçinmekte
zorlandığı, ağustos böceğinin ise bütün yeteneğine rağmen sanatını icra
edebileceği bir alan bulamadığı düzenin giderek normalleşmesidir.
Masalın sonunda ağustos böceği
karıncanın kapısını çalıyordu. Bugün ikisi de aynı kapının önünde bekliyor. Artık
ne kışa ekmek çıkarabilen karıncalar, ne de ağustos ayında şarkı söyleyebilen ağustos
böcekleri var.
Çok çalışmanın ya da yetenekli olmanın
hakettiği karşılığı bulamadığı bir çağda yaşıyoruz.
Bugün hepimizin ihtiyacı olan şey aynı.
Emeğimizin karşılığını alabildiğimiz ve geleceğe umutla bakabildiğimiz bir dünya
düzeni…










