CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (5) 1980 DARBESİ SONRASI
Muhittin Erden
erden.m@gmail.com

CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (5) 1980 DARBESİ SONRASI

2002 seçimleri, Türkiye siyaset tarihinin değiştiği bir seçim olarak kabul edilir. Milli Görüş'ün temsilcilerinin başında Erdoğan ile arkadaşlarının bulunduğu; merkez sağın temsilcileri, bazı akademisyenler ve teknokratlar tarafından AKP kuruldu.

28 Eylül 2026 Pazartesi 22:38 makaleler

1980 sonrası demokratikleşme sürecinde CHP kadrolarının bir kısmı Halkçı Parti bünyesinde örgütlendiler. Diğerleri Erdal İnönü başkanlığında Sosyal Demokrasi Partisi içerisinde çalıştılar. Siyasi Partiler Yasası’nda baraj sistemi konulmuştu. Baraj sistemi oy potansiyeli yüksek partileri koruyor, diğerlerini yok sayıyordu. Fakat darbenin etkileriyle yeni bir parti olan Anavatan Partisi, Turgut Özal liderliğinde 1983 seçimlerinden iktidar olarak çıktı.

1985 yılında SHP ve HP birleşerek Sosyal Demokrat Halkçı Parti ismini aldı. 1987 yılında topyekûn kamuoyu baskısı ile referanduma gidildi. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş’in siyasi yasakları kalktı. Süleyman Demirel Doğru Yol Partisi, Bülent Ecevit Demokratik Sol Parti, Necmettin Erbakan Refah Partisi, Alparslan Türkeş Milliyetçi Çalışma Partisi çatısı altında başkanlık koltuğuna oturdular. Turgut Özal ve Erdal İnönü ile birlikte aktif lider sayısı altıya çıkmıştı.

Yeni siyasi tablo ve eski liderlerin siyaset sahnesine çıkmasıyla ANAP hemen erken baskın seçim kararı aldı. SHP, 1987 seçimlerinde %24,24 oy alarak 99 milletvekiliyle ana muhalefet partisi oldu. ANAP bu sefer baraj sayesinde 292 milletvekili ile yine iktidar çıktı. CHP zihinlerden silinmeye başlasa bile seçmenin tedirginliği devam ediyordu. Adalet Partisi’ne göre daha muhafazakâr bir politika çizen ANAP iktidar olmaya devam ediyordu.

1989 seçimlerinde SHP, Türkiye genelinde ön seçimle adaylarını belirledi. Örgütün iradesini tüm gücüyle sandığa taşıdı. Bu rüzgâr SHP’nin 1989 yerel seçimlerinden birinci parti olarak çıkmasını sağladı. SHP büyük illerde ve büyük ilçelerde belediye başkanlıklarını kazandı. Ortanın solundaki diğer parti DSP %9,09 oy alabildi.

1991 genel seçimleri, SHP’nin Halkın Emek Partisi ile ittifak yapması sonucu tepkilere yol açtı. SHP, Güneydoğu’da oylarını artırırken batıda ulusalcı oy kayıplarıyla %20,88 oy oranıyla 88 milletvekili çıkarabildi. Seçimden birinci parti olarak çıkan DYP ile koalisyon hükümetini kurdular.

SHP’yi yıpratan olayların başında HEP milletvekillerinin yemin krizi geliyordu. Yemin sırasında Meclis’e Kürtçe hitap etmeleri ve “baskı altındayız” açıklaması yapmaları ortalığı karıştırdı. Bu vekiller 1992’de SHP’den istifa ettiler ve 1994’te dokunulmazlıkları kaldırıldı.

Deniz Baykal ve ekibinin parti içi sert muhalefeti, SHP içinde kitlesel bir hizip oluşmasına ve kavgalara yol açmıştı. Bu süreç SHP’yi kırılma noktasına getirmişti. 1992 yılında TBMM, eski partilerin yeniden açılmasını kabul eden yasayı onayladı. Deniz Baykal ve ekibi CHP’nin kuruluş işlemlerini tamamlayarak 9 Eylül 1992 tarihinde ilk kurultaylarını yaptılar.

SHP, DSP ve tekrar kurulan CHP’de aynı seçmen kitlesine hitap eden ortanın solu partileri olarak siyaset sahnesinde yer almış oldular.

SHP için yolun sonu görünüyordu. Beklenen oldu. SHP ile ilgili diğer olay İSKİ olayının patlak vermesiydi. 1993 yılında İSKİ Genel Müdürü’nün aşk ve yolsuzluk hikâyesi gündeme düştü. Basın bu konunun en ince detayına kadar üstüne gitti. SHP Genel Başkanı Erdal İnönü, 11-12 Eylül 1993 kurultayında aday olmayacağını açıkladı. SHP bu süreçte telafisi mümkün olmayan bir yara aldı.

1994 seçimleri ortanın solu partilerinin sınavı oldu. Bu sınavdan 32 yıldır hâlâ bitmeyen bir mağlubiyetin bedeline neden oldular. SHP %13,6, DSP %8,8 ve CHP %4,6 oy alarak mağlup oldular. Oysa ki tek parti olsalar %26,8 ile birinci parti olacaklardı. Bu bölünmüşlük, Refah Partisi’nin İstanbul ve Ankara gibi şehirlerde kazanmasını sağladı. ANAP ve DYP oylarının eşit dağılımı bu sürece tuz biber oldu. Siyasi İslam için yollar açılmıştı.

Bu ağır yenilgi CHP ve SHP kurmaylarının birleşme konusunda adım atmalarını sağladı. Geç kalınmıştı. CHP çatısı altında birleşme kararı ile 18 Şubat 1995’te ilk kurultay yapıldı. Deniz Baykal ve Murat Karayalçın genel başkanlık için yarıştı. Kurultay sonucunda Deniz Baykal genel başkanlığa seçildi. SHP’nin yaşadığı olaylar ve kendini kapatarak CHP’ye katılması süreci bu partilere oldukça vakit kaybettirmişti. Toparlanmaları uzun sürecekti.

Buna rağmen SHP kapanana kadar ve birleşmeden sonra CHP koalisyon ortağı olmaya devam etmişlerdir. Koalisyon Süleyman Demirel ve Erdal İnönü ile başlamıştı. DYP adına Süleyman Demirel’in yerine Tansu Çiller devam etmiştir. SHP’de ise Erdal İnönü’den sonra Murat Karayalçın ile devam edilmiştir. CHP sürecinde ise Deniz Baykal ile devam edilmiştir.

1995 seçimlerinin yansıması 1994 yerel seçimlerini anımsatıyordu. Refah Partisi %21,38 oy oranı ve 158 milletvekili ile ilk parti oldu. Merkez sağı temsil eden ANAP %19,65, DYP ise %19,18 ile toplamda %39,83 oy almalarına rağmen mağlup sayıldılar. Ortanın solu grubu ise DSP ile %14,64 ve CHP ile %10,71 oy alarak toplam %25,35 oy aldılar. Dikkat çekiyorum, sağ eğilimli muhafazakâr, milliyetçi ve İslamcıların oyları %61,21 oldu. Ortanın solu %25,35 ve diğer oyları sayarsak %40 bile etmiyor. Seçmen yapısının bu eğilimi aşağı yukarı değişmiyor.

1995 seçimlerinden sonra oy oranları birbirine yakın olduğundan koalisyonlar dönemi başlamıştır. ANAYOL (ANAP-DYP), sonra REFAHYOL (RP-DYP) ve CHP destekli ANASOL-D (ANAP-DSP-DTP) koalisyonları kurulmuştur. Koalisyonlar dönemi olarak adlandırılan bu süreç erken seçim kararıyla sonlanmıştır. Siyaset tarihi açısından dengeli ama zayıf bir Meclis yapısı ile hiçbir şey üretilememiştir.

Dönemin sonuna doğru ülkeyi seçime hazırlamak üzere hükümeti kurma görevi Bülent Ecevit’e verilmiştir. Bu dönemde Abdullah Öcalan yakalanarak Türkiye’ye getirilmiştir. Bu durum DSP ve MHP’ye yaradı. 1999 seçimlerinde DSP %22,18 ile 136 milletvekili, MHP %17,98 ile 129 milletvekili, FP (Fazilet Partisi) %15,41 ile 111 milletvekili çıkardılar. ANAP ve DYP %12-13 civarında oy alarak 80 civarında milletvekili kazandılar. Tamamen gözden düşen CHP, DSP’nin yükselişi ile baraj altında kaldı. Bu tablo sonucunda ANASOL-M (ANAP-DSP-MHP) koalisyonu kuruldu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal görevinden istifa etti. Yerine Altan Öymen genel başkan oldu. Fakat yoğun ısrar üzerine, aradan 15 ay geçtikten sonra olağanüstü kurultayda Deniz Baykal yeniden genel başkanlığa seçildi.

ANASOL-M dönemi 1999 depreminin acısıyla sarsıldı. Sonra 2001 ekonomik krizi patlak verdi. Bülent Ecevit sağlık sorunları yaşamaya başladı. DSP parçalanarak YTP (Yeni Türkiye Partisi) kuruldu. Bu durum karşısında 2002 erken seçim kararı alındı.

2002 seçimleri yeni bir dönemin başlangıcıydı. Devam edeceğiz.


Diğer köşe yazıları

CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (6) AKP İKTİDARI İLE PARLAMENTER SİSTEM SÜRECİ

2002 seçimleri, Türkiye siyaset tarihinin değiştiği bir seçim olarak kabul edilir. Milli Görüş'ün temsilcilerinin başında Erdoğan ile arkadaşlarının bulunduğu; merkez sağın temsilcileri, bazı akademisyenler ve teknokratlar tarafından AKP kuruldu.

01 Ekim 2026 Perşembe 20:43 makaleler

CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (5) 1980 DARBESİ SONRASI

1980 sonrası demokratikleşme sürecinde CHP kadrolarının bir kısmı Halkçı Parti bünyesinde örgütlendiler. Diğerleri Erdal İnönü başkanlığında Sosyal Demokrasi Partisi içerisinde çalıştılar. Siyasi Partiler Yasası'nda baraj sistemi konulmuştu.

28 Eylül 2026 Pazartesi 22:38 makaleler

SİYASETÇİNİN İRADESİ HALKIN İRADESİDİR

Yerel seçimlerden bu yana olağanüstü bir kırılma yaşıyoruz. Bu hızla devam edersek muhalefet partilerinden seçilen siyasetçi kalmayacak gibi görünüyor. Sevgili Bülent Pınarbaşı'nın "Seçmen İradesi Nerede?” başlıklı yazısını dikkatle okuyun.

25 Eylül 2026 Cuma 20:06 makaleler

CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (4) 1960 DARBESİNDEN 1980 DARBESİNE GİDEN SÜREÇ

"Özgürlükler Anayasası” olarak anılan anayasanın kabulü ile 1961 seçimleri yapıldı. Bu seçimden hiçbir parti iktidar onayı alamadı. CHP darbenin sebebi olarak suçlanıyordu. CHP'nin karşısında hâlâ büyük bir karşıt güç vardı.

24 Eylül 2026 Perşembe 19:56 makaleler

CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (3) DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ

1938'de Atamızın ölümünün acısını yaşayan halk, daha sonra 2. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla yokluk ve yoksulluk belasıyla mücadeleye girdi. Zor yıllar 1945'te bitmişti ama yeniden toparlanma sürüyordu.

21 Eylül 2026 Pazartesi 17:35 makaleler