CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (5) 1980 DARBESİ SONRASI
2002 seçimleri, Türkiye siyaset tarihinin değiştiği bir seçim olarak kabul edilir. Milli Görüş'ün temsilcilerinin başında Erdoğan ile arkadaşlarının bulunduğu; merkez sağın temsilcileri, bazı akademisyenler ve teknokratlar tarafından AKP kuruldu.
1980 sonrası demokratikleşme sürecinde CHP kadrolarının bir kısmı Halkçı Parti bünyesinde örgütlendiler. Diğerleri Erdal İnönü başkanlığında Sosyal Demokrasi Partisi içerisinde çalıştılar. Siyasi Partiler Yasası’nda baraj sistemi konulmuştu. Baraj sistemi oy potansiyeli yüksek partileri koruyor, diğerlerini yok sayıyordu. Fakat darbenin etkileriyle yeni bir parti olan Anavatan Partisi, Turgut Özal liderliğinde 1983 seçimlerinden iktidar olarak çıktı.
1985 yılında SHP ve HP birleşerek Sosyal Demokrat Halkçı
Parti ismini aldı. 1987 yılında topyekûn kamuoyu baskısı ile referanduma
gidildi. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan
Türkeş’in siyasi yasakları kalktı. Süleyman Demirel Doğru Yol Partisi, Bülent
Ecevit Demokratik Sol Parti, Necmettin Erbakan Refah Partisi, Alparslan Türkeş
Milliyetçi Çalışma Partisi çatısı altında başkanlık koltuğuna oturdular. Turgut
Özal ve Erdal İnönü ile birlikte aktif lider sayısı altıya çıkmıştı.
Yeni siyasi tablo ve eski liderlerin siyaset sahnesine
çıkmasıyla ANAP hemen erken baskın seçim kararı aldı. SHP, 1987 seçimlerinde
%24,24 oy alarak 99 milletvekiliyle ana muhalefet partisi oldu. ANAP bu sefer
baraj sayesinde 292 milletvekili ile yine iktidar çıktı. CHP zihinlerden
silinmeye başlasa bile seçmenin tedirginliği devam ediyordu. Adalet Partisi’ne
göre daha muhafazakâr bir politika çizen ANAP iktidar olmaya devam ediyordu.
1989 seçimlerinde SHP, Türkiye genelinde ön seçimle
adaylarını belirledi. Örgütün iradesini tüm gücüyle sandığa taşıdı. Bu rüzgâr
SHP’nin 1989 yerel seçimlerinden birinci parti olarak çıkmasını sağladı. SHP
büyük illerde ve büyük ilçelerde belediye başkanlıklarını kazandı. Ortanın
solundaki diğer parti DSP %9,09 oy alabildi.
1991 genel seçimleri, SHP’nin Halkın Emek Partisi ile
ittifak yapması sonucu tepkilere yol açtı. SHP, Güneydoğu’da oylarını
artırırken batıda ulusalcı oy kayıplarıyla %20,88 oy oranıyla 88 milletvekili
çıkarabildi. Seçimden birinci parti olarak çıkan DYP ile koalisyon hükümetini
kurdular.
SHP’yi yıpratan olayların başında HEP milletvekillerinin
yemin krizi geliyordu. Yemin sırasında Meclis’e Kürtçe hitap etmeleri ve “baskı
altındayız” açıklaması yapmaları ortalığı karıştırdı. Bu vekiller 1992’de
SHP’den istifa ettiler ve 1994’te dokunulmazlıkları kaldırıldı.
Deniz Baykal ve ekibinin parti içi sert muhalefeti, SHP
içinde kitlesel bir hizip oluşmasına ve kavgalara yol açmıştı. Bu süreç SHP’yi
kırılma noktasına getirmişti. 1992 yılında TBMM, eski partilerin yeniden
açılmasını kabul eden yasayı onayladı. Deniz Baykal ve ekibi CHP’nin kuruluş
işlemlerini tamamlayarak 9 Eylül 1992 tarihinde ilk kurultaylarını yaptılar.
SHP, DSP ve tekrar kurulan CHP’de aynı seçmen kitlesine
hitap eden ortanın solu partileri olarak siyaset sahnesinde yer almış oldular.
SHP için yolun sonu görünüyordu. Beklenen oldu. SHP ile
ilgili diğer olay İSKİ olayının patlak vermesiydi. 1993 yılında İSKİ Genel
Müdürü’nün aşk ve yolsuzluk hikâyesi gündeme düştü. Basın bu konunun en ince
detayına kadar üstüne gitti. SHP Genel Başkanı Erdal İnönü, 11-12 Eylül 1993
kurultayında aday olmayacağını açıkladı. SHP bu süreçte telafisi mümkün olmayan
bir yara aldı.
1994 seçimleri ortanın solu partilerinin sınavı oldu. Bu
sınavdan 32 yıldır hâlâ bitmeyen bir mağlubiyetin bedeline neden oldular. SHP
%13,6, DSP %8,8 ve CHP %4,6 oy alarak mağlup oldular. Oysa ki tek parti olsalar
%26,8 ile birinci parti olacaklardı. Bu bölünmüşlük, Refah Partisi’nin İstanbul
ve Ankara gibi şehirlerde kazanmasını sağladı. ANAP ve DYP oylarının eşit
dağılımı bu sürece tuz biber oldu. Siyasi İslam için yollar açılmıştı.
Bu ağır yenilgi CHP ve SHP kurmaylarının birleşme konusunda
adım atmalarını sağladı. Geç kalınmıştı. CHP çatısı altında birleşme kararı ile
18 Şubat 1995’te ilk kurultay yapıldı. Deniz Baykal ve Murat Karayalçın genel
başkanlık için yarıştı. Kurultay sonucunda Deniz Baykal genel başkanlığa
seçildi. SHP’nin yaşadığı olaylar ve kendini kapatarak CHP’ye katılması süreci
bu partilere oldukça vakit kaybettirmişti. Toparlanmaları uzun sürecekti.
Buna rağmen SHP kapanana kadar ve birleşmeden sonra CHP
koalisyon ortağı olmaya devam etmişlerdir. Koalisyon Süleyman Demirel ve Erdal
İnönü ile başlamıştı. DYP adına Süleyman Demirel’in yerine Tansu Çiller devam
etmiştir. SHP’de ise Erdal İnönü’den sonra Murat Karayalçın ile devam
edilmiştir. CHP sürecinde ise Deniz Baykal ile devam edilmiştir.
1995 seçimlerinin yansıması 1994 yerel seçimlerini
anımsatıyordu. Refah Partisi %21,38 oy oranı ve 158 milletvekili ile ilk parti
oldu. Merkez sağı temsil eden ANAP %19,65, DYP ise %19,18 ile toplamda %39,83
oy almalarına rağmen mağlup sayıldılar. Ortanın solu grubu ise DSP ile %14,64
ve CHP ile %10,71 oy alarak toplam %25,35 oy aldılar. Dikkat çekiyorum, sağ
eğilimli muhafazakâr, milliyetçi ve İslamcıların oyları %61,21 oldu. Ortanın
solu %25,35 ve diğer oyları sayarsak %40 bile etmiyor. Seçmen yapısının bu
eğilimi aşağı yukarı değişmiyor.
1995 seçimlerinden sonra oy oranları birbirine yakın
olduğundan koalisyonlar dönemi başlamıştır. ANAYOL (ANAP-DYP), sonra REFAHYOL
(RP-DYP) ve CHP destekli ANASOL-D (ANAP-DSP-DTP) koalisyonları kurulmuştur.
Koalisyonlar dönemi olarak adlandırılan bu süreç erken seçim kararıyla
sonlanmıştır. Siyaset tarihi açısından dengeli ama zayıf bir Meclis yapısı ile
hiçbir şey üretilememiştir.
Dönemin sonuna doğru ülkeyi seçime hazırlamak üzere hükümeti
kurma görevi Bülent Ecevit’e verilmiştir. Bu dönemde Abdullah Öcalan
yakalanarak Türkiye’ye getirilmiştir. Bu durum DSP ve MHP’ye yaradı. 1999
seçimlerinde DSP %22,18 ile 136 milletvekili, MHP %17,98 ile 129 milletvekili,
FP (Fazilet Partisi) %15,41 ile 111 milletvekili çıkardılar. ANAP ve DYP %12-13
civarında oy alarak 80 civarında milletvekili kazandılar. Tamamen gözden düşen
CHP, DSP’nin yükselişi ile baraj altında kaldı. Bu tablo sonucunda ANASOL-M
(ANAP-DSP-MHP) koalisyonu kuruldu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal görevinden istifa etti.
Yerine Altan Öymen genel başkan oldu. Fakat yoğun ısrar üzerine, aradan 15 ay
geçtikten sonra olağanüstü kurultayda Deniz Baykal yeniden genel başkanlığa
seçildi.
ANASOL-M dönemi 1999 depreminin acısıyla sarsıldı. Sonra
2001 ekonomik krizi patlak verdi. Bülent Ecevit sağlık sorunları yaşamaya
başladı. DSP parçalanarak YTP (Yeni Türkiye Partisi) kuruldu. Bu durum
karşısında 2002 erken seçim kararı alındı.
2002 seçimleri yeni bir dönemin başlangıcıydı. Devam
edeceğiz.










