CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (4) 1960 DARBESİNDEN 1980 DARBESİNE GİDEN SÜREÇ
Muhittin Erden
erden.m@gmail.com

CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (4) 1960 DARBESİNDEN 1980 DARBESİNE GİDEN SÜREÇ

2002 seçimleri, Türkiye siyaset tarihinin değiştiği bir seçim olarak kabul edilir. Milli Görüş'ün temsilcilerinin başında Erdoğan ile arkadaşlarının bulunduğu; merkez sağın temsilcileri, bazı akademisyenler ve teknokratlar tarafından AKP kuruldu.

24 Eylül 2026 Perşembe 19:56 makaleler

“Özgürlükler Anayasası” olarak anılan anayasanın kabulü ile 1961 seçimleri yapıldı. Bu seçimden hiçbir parti iktidar onayı alamadı. CHP darbenin sebebi olarak suçlanıyordu. CHP’nin karşısında hâlâ büyük bir karşıt güç vardı. Fakat toplumsal uzlaşmayı sağlamak üzere İsmet İnönü bir adım attı. DP’nin devamı olarak kurulan Adalet Partisi ile CHP, en çok oy oranına sahip partilerdi. Bu partiler arasında bir koalisyon hükümeti kuruldu. Başbakan İsmet İnönü oldu. Bu hükümet, %71,5 ile tarihin en yüksek oy oranına sahip koalisyon hükümeti oldu.

Bu koalisyon sadece 7 ay sürdü. İsmet İnönü, AP’nin Demokrat Parti ile ilgili af baskısı sonucu geri adım atmadı ve istifa etti. Bu aşamadan sonra CHP, küçük partilerle azınlık hükümetini kurdu ve AP dışarıda kaldı.

Talat Aydemir’in kanlı darbe girişimi bastırılsa da azınlık hükümetini yordu. Kıbrıs’ta patlak veren “Kanlı Noel” olayından sonra müdahale kararı alınıp Amerika’nın sert çıkışı ile vazgeçildi. CHP’nin liderlik ettiği hükümet pısırık ve aciz ilan edildi.

Bu arada çıkarılmak istenen kalkınma planları, ekonomik reformlar ve yasalar muhalefet tarafından engelleniyordu. 1964 yılında AP’nin başına geçen Süleyman Demirel, genç, dinamik ve güçlü hitabeti olan bir liderdi. Çok agresif ve etkili bir muhalefet yürüterek CHP’yi tamamen yıprattı. CHP’nin zayıf kalması, taraftarlarının da büyük ölçüde erimesine sebep oldu.

DP’nin küllerinde doğan Adalet Partisi, Süleyman Demirel liderliğinde seçimleri %52,9 oy oranıyla kazandı. AP, 240 milletvekiliyle tek başına iktidar oldu. Artık bu ülkede kemikleşen bir CHP karşıtı kitle vardı. 1960 Anayasası’ndan sonra ayakta durmaya çalışan CHP yine yenilmişti.

Süleyman Demirel hükümeti başarılı bir dönem geçirdi. Altyapı hamleleri, köylü ve tarım desteği, sanayileşme yatırımları ile dış dengeleri yeniden kurma çabaları nedeniyle “Baba” olarak anılmaya başlandı. Sol hareketlerin gündem olduğu bu dönem, CHP’nin unutulduğu dönemdir.

CHP bu ülkenin kurucu partisiydi. Fakat sahibi değildi. CHP kurmaylarının bu durumu fark etmesi yıllar sürmüştü. CHP Genel Başkanı bu sürece son noktayı koydu. “CHP ortanın solundadır” açıklamasını yaparak partinin çizgisini belirledi. Bu mesaj CHP’nin kıpırdanmasını sağladı. 68 kuşağının sürüklediği isyan ateşi ile CHP’de uyanış başlamıştı.

Buna karşın sağ blokta parçalanmalar oluyordu. Millî Görüş ve milliyetçi temelli düşünce grupları başka arayışlara girmişlerdi. Bu durum Adalet Partisi’ni biraz da olsa zayıflattı. Tüm bu olumsuzluklara karşı AP, 1969 seçimlerini de kazanmasını bildi. AP hükümeti tek başına 256 milletvekiliyle kuruldu. Fakat Demokrat Parti mirasçılarının af isteklerine karşı ordunun tavrı nedeniyle karşı çıkıyordu. Bu hükümet, AP’nin 41 milletvekilinin ve diğer partilerin ret oyu vermesi nedeniyle güvenoyu alamadı ve düştü. CHP bu süreçte yine arka planda kaldı.

Bu 41 milletvekili AP’den ayrılarak Demokratik Parti’yi kurdular. Ancak meclisteki milletvekili sayıları gereği hükümeti kurma görevi yeniden Süleyman Demirel’e verildi. Fakat bu hükümet de kısa sürdü. 12 Mart 1971 muhtırası nedeniyle istifa etmek zorunda kaldı. Yerine CHP’den istifa ettirilerek partisiz olarak Nihat Erim görevlendirildi.

Bütün partilerin iradelerinin bir kenara bırakıldığı bu zoraki dönem fazla uzun sürmedi. Atama hükümeti 17 Nisan 1972’de istifa etti.

Bu süreçte CHP’nin Nihat Erim hükümeti ile ilgili siyasetini eleştiren CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit istifa ederek ülkeyi karış karış gezdi ve taraftar topladı. 1972 olağanüstü kurultayında parti meclisi seçimlerini büyük farkla kazandı. Bunun üzerine İsmet İnönü istifa etti ve yeniden yapılan kurultayda Bülent Ecevit genel başkan oldu. Gençliği, hırsı ve güçlü hitabetiyle “Karaoğlan” lakabını aldı. CHP için yeni bir lider, yeni bir umut demekti. Bu durum, seçmen ile CHP arasındaki buzları eritebilecek miydi?

Bülent Ecevit liderliğindeki CHP, “Toprak işleyenin, su kullananın” sloganıyla seçimlere girdi ve %33,33 oy oranıyla birinci parti oldu. Nispi temsil sistemi sonucu 185 milletvekili çıkarmıştı. 48 milletvekili bulunan MSP ile koalisyon hükümetini kurdu. Kıbrıs Harekâtı’ndaki müdahalesi ile kahraman durumuna geldi. Fakat MSP, genel af yasası kapsamında düşünce suçlularının serbest kalmasını sağlayan maddelere ret oyu verdi. Hükümette başlayan çatlak dinmedi. Koalisyon, Bülent Ecevit’in istifasıyla bozuldu ve yerine Milliyetçi Cephe hükümeti kuruldu.

CHP çok kısa bir süre sonra yeniden muhalefet koltuğuna oturmuştu. Ne kadar başarılı olursa olsun, CHP karşıtı bir cephe, Milliyetçi Cephe, kendi arasında birleşiyordu. Fakat Bülent Ecevit’in 1977 yılındaki çıkışı seçim başarısını getirdi. Kanlı 1 Mayıs olayından sonra Taksim’de miting yapmasıyla işçi sendikalarının desteğini aldı. Bu güç, 1977 seçimlerinde %41,4 başarı ve 213 milletvekili getirdi. CHP’nin tarih boyunca çok partili seçimlerde aldığı en yüksek oy oranıydı. Fakat Milliyetçi Cephe’nin oy oranı %58,6 olmuştu. Bu blok, “Asla CHP’ye oy vermem” diyen seçmenlerden oluşuyordu. Bu oranlar, seçimler tarihinde aşağı yukarı aynı oldu.

CHP’nin karşısında birleşmiş bir Milliyetçi Cephe vardı. Onlarla uzlaşı mümkün değildi. Türkiye gündeminde iller, ilçeler, mahalleler sağ ve sol gruplar arasında bölüşülmüştü. Ama mecburen hükümeti kurma görevi CHP’ye verilecekti. CHP azınlık hükümetini kurmayı kabul etti. Fakat güvenoyu alamadı ve düştü. Yerine MC hükümeti kuruldu.

1978 başında 11 AP milletvekili CHP’ye geçince Bülent Ecevit, küçük partilerin de desteğini alarak hükümeti kurdu. Fakat ülkedeki sağ-sol çatışmasının, Maraş Katliamı’nın ve ekonomik buhranın faturası CHP’ye kesildi.

1979 ara seçimlerinde CHP %29 oy almasına karşı milletvekili çıkaramamıştır. Bunun üzerine CHP hükümeti yenilgiyi kabul ederek istifa etmiş, yerine dışarıdan destekli AP tarafından MC hükümeti kurulmuştur.

MC hükümeti sırasında ekonomik kriz, faizlerin patlaması, devalüasyon ile birlikte suikastlar dönemi oldu. Mezhep çatışması nedeniyle Çorum Katliamı yaşandı. Cumhurbaşkanı seçimi kilitlendi. Sayamayacağımız kadar nedenden dolayı hazırlıklarını tamamlayan ordu, 12 Eylül 1980 askeri darbesini gerçekleştirdi. Ordu yönetime el koydu. Siyasi partiler kapatıldı. Liderleri tutuklandı.

Bu coğrafyada feodal ilişkilerle din, mezhep ve tarikat gruplarının siyasete müdahalesi ile milliyetçi akımların karşı blokta yer alması CHP’nin ayakta durmasını zorlaştırmıştır. CHP içindeki iç çatışmalar ve seçmende güvensizlik başlıca nedenlerdir.

Bir sonraki yazımız, CHP’nin yeniden açıldığı 1992 sürecine giden yolla ilgili olacaktır.


Diğer köşe yazıları

CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (6) AKP İKTİDARI İLE PARLAMENTER SİSTEM SÜRECİ

2002 seçimleri, Türkiye siyaset tarihinin değiştiği bir seçim olarak kabul edilir. Milli Görüş'ün temsilcilerinin başında Erdoğan ile arkadaşlarının bulunduğu; merkez sağın temsilcileri, bazı akademisyenler ve teknokratlar tarafından AKP kuruldu.

01 Ekim 2026 Perşembe 20:43 makaleler

CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (5) 1980 DARBESİ SONRASI

1980 sonrası demokratikleşme sürecinde CHP kadrolarının bir kısmı Halkçı Parti bünyesinde örgütlendiler. Diğerleri Erdal İnönü başkanlığında Sosyal Demokrasi Partisi içerisinde çalıştılar. Siyasi Partiler Yasası'nda baraj sistemi konulmuştu.

28 Eylül 2026 Pazartesi 22:38 makaleler

SİYASETÇİNİN İRADESİ HALKIN İRADESİDİR

Yerel seçimlerden bu yana olağanüstü bir kırılma yaşıyoruz. Bu hızla devam edersek muhalefet partilerinden seçilen siyasetçi kalmayacak gibi görünüyor. Sevgili Bülent Pınarbaşı'nın "Seçmen İradesi Nerede?” başlıklı yazısını dikkatle okuyun.

25 Eylül 2026 Cuma 20:06 makaleler

CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (4) 1960 DARBESİNDEN 1980 DARBESİNE GİDEN SÜREÇ

"Özgürlükler Anayasası” olarak anılan anayasanın kabulü ile 1961 seçimleri yapıldı. Bu seçimden hiçbir parti iktidar onayı alamadı. CHP darbenin sebebi olarak suçlanıyordu. CHP'nin karşısında hâlâ büyük bir karşıt güç vardı.

24 Eylül 2026 Perşembe 19:56 makaleler

CHP DÜŞMANLIĞININ TARİHİ (3) DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ

1938'de Atamızın ölümünün acısını yaşayan halk, daha sonra 2. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla yokluk ve yoksulluk belasıyla mücadeleye girdi. Zor yıllar 1945'te bitmişti ama yeniden toparlanma sürüyordu.

21 Eylül 2026 Pazartesi 17:35 makaleler