MİLLİ BİLİNÇ
Milli bilinç düşüncesi, Türk halkının ileri bilinç düzeyine ulaşarak haksızlıklara ve dolandırıcılıklara karşı nasıl bir savunma güdüsü içerisine girmesi gerektiğini anlatır.
Milli bilinç düşüncesi, Türk halkının ileri bilinç düzeyine ulaşarak haksızlıklara ve dolandırıcılıklara karşı nasıl bir savunma güdüsü içerisine girmesi gerektiğini anlatır.
Bugün binlerce çocuğumuz uyuşturucu çetelerinin eline
düşerek hayatlarını kaybetmektedir.
Birçok aile dolandırıcılığın tuzağına düşerek varlıklarını
kaybetmektedir.
Esnafımız mafya çetelerinin tuzağına düşürülmüş ve haraca
bağlanmıştır.
Milyonlarca vatandaşımız dijital sistemin telefonla tacizi
yoluyla sömürülmektedir.
Otoyollarımız ve madenlerimiz beşli çetenin elinde para
kasasına çevrilerek Türk halkının cebinden para çekilmektedir.
Enflasyonla mücadele adı altında, kur politikaları için
Hazinenin içi boşaltılmaktadır.
Oy ticareti için EYT uygulaması ile Hazineden milyarlar
aktarılmıştır.
Kamu kurumları özelleştirilmiş ve çetelerin kazanç kapısına
dönüştürülmüştür.
Coğrafyamızın birçok yerinde araziler belirli zümrelere
peşkeş çekilmiştir.
Toplu konut adı altında üretilen konutlar dar gelirliye
tahsis edilmeyip borçlandırma yoluyla satılmaya çalışılmaktadır.
Yine oy kapma derdiyle yandaşlara verilen sosyal yardımlar,
tüm vatandaşların cebinden çıkmaktadır.
Yıllardır bu çetelerle mücadele edeceğini söyleyen CHP Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2 Eylül'de “Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye
Buluşması” kapsamında bazı açıklamalarda bulunmuştur.
Kılıçdaroğlu, “Milli bilinç, geçmişi ezberlemek değil,
geleceğe karşı sorumluluk taşımaktır” diyerek toplumsal farkındalığın geleceği
inşa etmedeki rolüne vurgu yapmıştır.
Adaleti devletin ve toplumun temel unsuru olarak
nitelendirmiş; Mevlana'nın “Adalet kutup yıldızı gibidir, yerinde sabit durur
ama bütün kâinat onun etrafında döner” sözünü hatırlatarak, adalet
sağlandığında ülkede kardeşlik, huzur ve barışın da kendiliğinden tesis
edileceğini belirtmiştir.
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışından sıyrılarak
milli bilinç düzeyinde çalışmalar yapılmalıdır. Bu tuzaklara düşmemenin ön
koşulu budur. Milyonlarca mağdur ailenin sesine kulak vermeliyiz.
Bu ülke bizim. Bu memleket bizim. Bu vatandaş, sınıf farkı
gözetmeden bizim. Etnik grup, din, yöre, mezhep, siyasi görüş gözetmeksizin
bizim.
Bugün bu çağrıları yapanları duymazsanız, yılan gelip size
de dokunacaktır.











