SİYASET BİR MESLEK Mİ?
Muhittin Erden
erden.m@gmail.com

SİYASET BİR MESLEK Mİ?

Bazı kişiler hayatlarının çok uzun bir dönemini siyasi partilerde çalışarak geçirirler ve geçimlerini bu yolla sağlarlar. Milletvekilleri, belediye başkanları ve bakanlar görev süreleri boyunca devletten maaş alırlar ve emeklilik haklarına sahip olurlar.

15 Ağustos 2026 Cumartesi 17:46 makaleler

Bazı kişiler hayatlarının çok uzun bir dönemini siyasi partilerde çalışarak geçirirler ve geçimlerini bu yolla sağlarlar. Milletvekilleri, belediye başkanları ve bakanlar görev süreleri boyunca devletten maaş alırlar ve emeklilik haklarına sahip olurlar.

Siyaseti cazip kılan duygu, siyasetten geçinme duygusudur. Bu nedenle yukarıda saydığımız makamlara erişene kadar siyaset yoluyla iş edinme, ihale alma, bankamatik maaşına bağlanarak siyasi parti yöneticiliği yapma gibi siyasetten geçinmenin türlü türlü yollarını bulanlar vardır.

Siyasette diploma şartı yoktur. Seçimle gelir, seçimle gidersiniz. Bir mesleki yeterlilik sorumluluğu yoktur. Siyasete girmenin önünde de genel bir mesleki yeterlilik şartı bulunmamaktadır.

Siyasetin içerisinde kendinizi kabul ettirdiğinizde statü ve karar alma gücüne erişirsiniz. Siyasette devamlılık; uzun süreli yüksek maaş, emeklilik ve özlük hakları getirir.

Bu cazibe merkezini kimse bırakmak istemez. Siyasi parti liderlerinin ve yöneticilerinin makamlarını çok uzun süre koruması, tabanda siyasetin kalıcı bir iş gibi algılanmasına yol açar.

Koltuğunu kaybetmek istemeyen siyasetçiler, halkın çıkarları yerine kendi makamlarını korumaya odaklanır. Bu durum, tepeden başlayarak aşağıya doğru bir zincir şeklinde devam eder. Zincirin bütün halkaları birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu bağlılık, makam, koltuk ve çıkar sevdasından kaynaklanır.

Sağlıkçı, eğitimci, hukukçu, teknik uzman ya da ekonomist olabilirsiniz. Siyaset bilimci de olabilirsiniz. Mesleğinizde ne kadar başarılı olursanız olun, yönetici olabilmek için belirli aşamalardan geçmek zorundasınız.

Siyaset, klasik anlamda bir meslek değil; toplumsal bir faaliyet, hizmet ve yönetim işidir.

Siyaset içerisinde de belirli aşamalardan geçmek, belirli yerlerde durmak gerekir. Aynı koltukta uzun süre kalırsanız hizmet ruhunu kaybedersiniz. Hırslarınıza yenik düşersiniz.

Birçok siyasetçi, hırsları gereği sahip oldukları makamı bırakmak istemez. “Ben gidersem kimse yapamaz” düşüncesi hâkim olur. Birçok siyasetçi de nemalandığı koltuğu bırakmak istemez. Sürekli aksın isterler. Maaş, huzur hakkı, makam arabası, özel hizmetliler, tahsis edilen bir lojman ve benzeri imkânlar...

Aslında siyaseti bir kamu hizmeti ya da vatan hizmeti olarak adlandırmak gerekir. Demokrasinin tanımında halkın kendi kendini yönetmesi olduğunu söylüyoruz. İşte o halkın temsilcileri siyasetçilerdir. Madem ki halkı temsil ediyorlar, çıkar söz konusu olmamalıdır. Çıkar söz konusu olmadığında, kendi hayatlarını devam ettirebilmek için bir işe ya da mesleğe sahip olmaları gerekir.

Elbette hizmet nedeniyle kendi kazançlarından uzak kaldıklarında bunun karşılanması gerekir. Fakat bu sürekli olmamalıdır. Hizmet ruhundan bahsediyorsak, o ruhu sonuna kadar götürmenin yolu, bu yolun sonunun görünüyor olmasıyla mümkündür.

Örneklersek, milletvekili seçildiğiniz günün heyecanını ne kadar süre taşırsınız? O süre bittiğinde, hırsları tükenmiş, maaş alan bir memura dönüşürsünüz.

Oysa memurdan sadece görevini yapması istenir. Milletvekilinden daha fazlası istenir. Ülke koşullarını yukarıya taşıyacak öneriler, kanun teklifleri beklenir. Meclis sıralarında uyumaya başlayan milletvekillerine dönüştüğünüzde, aldığınız o yüksek maaşlar göze batmaya başlar.

Bunun çözüm yolu Siyasi Partiler Kanunu ve parti tüzükleri ile düzenlenebilir. Dünyada birçok ülkede dönem kısıtlamaları vardır. Elbette ömür boyu siyasetin içinde olabilirsiniz. Bu, gönüllülük esasına dayanan bir tutkudur. Fakat hizmet aşkı dediğimiz tutkuyu kaybetmemek için aşağıdan yukarıya doğru bir hiyerarşik süreç izlenmelidir.

Bu süreci mahalle çalışması, ilçe çalışması, il çalışması ve ülke genelinde çalışma olarak sınıflandırabiliriz. Her birinde ortalama 5-10 yıl çalıştığınızda ömrünüzü siyasetle tamamlamış olursunuz. Fakat tek bir makama uzun süre yapıştığınızda o tutkuyu kaybedersiniz.

Siyasal Partiler Kanunu ve parti tüzüklerini analiz ederek çözüm yolları önermeye çalışacağız. Olumlu örneklerini bulup paylaşacağız. Dünyada bu süreç nasıl işliyor, bakacağız. Siyasetin görünen yüzüne değil, görünmeyen taraflarını açığa çıkaracağız.

Seçmen sadece yüzeysel olarak siyaseti izliyor. Nasıl yansıtılırsa onu algılıyor. Oysa perde arkasında birçok eksik ve olumsuz taraf var. Bunları da paylaşacağız. Sadece hedef bir parti değil, hepsini içine alan eleştirel bir yaklaşımla olması gereken demokratik siyasetin analizini yapacağız.

Bu yazıyı okuduktan sonra dikkat çeken siyasetçilerin özgeçmişlerine bakın. Neler yapmışlar? Kendi mesleklerinde ne kadar başarılılar? Analiz edin. Siyasetçilere karşı ön yargımız değişecek mi? Bakın.

Sağlıcakla...