FİGÜRANLARI DUYDUK; PEKİ BAŞROLDE KİM VAR?
Sarıyer'deki Rauf Denktaş Kültür Merkezi, Şişli Belediyesi tarafından yaptırılmış olup daha sonra Sarıyer Belediye'sine devredilmiş bir etkinlik merkezidir.
Sarıyer’deki Rauf Denktaş Kültür Merkezi, Şişli Belediyesi tarafından yaptırılmış olup daha sonra Sarıyer Belediye’sine devredilmiş bir etkinlik merkezidir. En az 500 kişinin katılacağı etkinliklere tahsis edilmekte ve 1000 kişiye kadar kapasiteyi kaldırmaktadır.
25 Temmuz
2026 günü yapılan rozet takma töreninde salonun tıka basa dolu olması, bin 200
civarında katılımcının olduğunu göstermektedir.
CHP zor
süreçlerden geçiyor. Büyük bir kopuş var. Fakat konuştuğumuz rakam 1.200 kişi.
Salonda MYK
üyeleri, milletvekilleri ve diğer il ve ilçe yöneticilerini hesaplayalım. 100
kadar yerel ve ulusal basını hesaplayalım. Geriye 700-800 kişilik bir katılımcı
kalıyor.
Avcılardan,
Beylikdüzü’nden, Kartal’dan Pendik’ten gelen üyeleri düşündüğümüzde bu sayı çok
azdır. İnanıyorum ki dışarıda da büyük
bir kitle kalmıştır.
Gürsel Tekin
ve Cemal Canpolat gibi İstanbul İl Başkanlığı yapmış tecrübeli iki siyasetçinin
organize ettiği bir etkinlik için 10 binlerde gelebilirdi. Fakat buna bile
gerek görmemişler.
Evet, rozet
takılan arkadaşlar içinde yeni olduğu kadar eski partililerde olabilir. Gidip
tekrar geri dönenlere de yeni gelmiş gibi rozet takılabiliyor. Rozet ona
takıldı buna takıldı diye büyütmemek gerekiyor. Sonuçta büyük bir kaostan
geçiyoruz. Yeniden başlıyoruz hissi ile hareket ediyoruz.
Gelelim
figüranlarımıza... Bu kadar yoğun
katılım içinde, bu kadar eski siyasetçinin olduğu bir ortamda CHP Genel
Başkanı’nın geldiği bir ortamda 700-800 kişi bulunamayacak. Bir reklam ajansı
ile katılımcı aranacak.
Eğer
rahmetli dedem yaşasaydı, o bile buna gülerdi.
Bu yazıyı
okuyanlar mantıklarıyla düşünsünler. Buna ne gerek var.
“Ama bütün
gazeteler yazıyor. Belgeleri var.” diyeceksiniz.
Savcılığa
suç duyurusunda bulunuldu. Gerçekler er geç ortaya çıkacaktır. Ama adım gibi
biliyorum. Bu olay CHP yöneticileri tarafından yapılan bir olay değil, CHP
düşmanları tarafından yapılmıştır.
Gazeteci
Ebru Çelik kahraman ilan edildi. Yılın gazetecilik olayı olarak gösterildi.
Eğer bu olay
gazetecilerden ari olarak yani onların herhangi bir saptırması olmadan yapılan
bir haberse gerçekten yılın gazetecilik olayıdır. Gazeteci Ebru Çelik belki de
bilmeden bir iftira olayını haber yapmıştır.
Biz de
varsayımda bulunalım:
Mesela bir
ajans, bir parti etkinliği için 950 TL ücretle figüranlar arıyor. Hangi
etkinlik olduğunu bilmiyorum ama rozet
takma etkinliği için diyelim. Farz edelim bu figüranlar rozet takma törenine
gidecekler. Orada Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine slogan atacaklar. Sonra
araçlara dönüp geri gelip paralarını alacaklar. Fakat linç edilmekle
uyarıldıkları için slogan atamadan geri dönüyorlar. Gazeteci arkadaşımız bunu
tespit edip aralarına katılıyor. Ajansın reklamı ile birlikte para alma
bekleyişini görüntülüyor. Sonrada gazeteci olduğu anlaşılıyor.
Senaryonun
buraya kadar bu şekilde olduğunu varsayalım. Bunları varsayarken gazeteci
arkadaşın bu oyundan gerçekten haberi olmadığını varsayıyorum.
Evet bu
yılın gazetecilik olayı olur. Soruşturmalar sonunda bu figüranları oraya
gönderen başrol oyuncuları ortaya çıkar. CHP üzerine kurulan kumpas iflas eder.
Bu gazeteci arkadaşımız bu kumpasın ortaya çıkmasında yaptığı haber etkili
olduğu için yılın gazetecisi ödülünü alır.
Gazetelerin
bu oyunun dışında olduğunu varsayıyor ve basın mensuplarına güveniyorum.
Bakalım sürpriz yumurtadan kim çıkacak.











