FİGÜRANLARI DUYDUK; PEKİ BAŞROLDE KİM VAR?
Muhittin Erden
erden.m@gmail.com

FİGÜRANLARI DUYDUK; PEKİ BAŞROLDE KİM VAR?

Sarıyer'deki Rauf Denktaş Kültür Merkezi, Şişli Belediyesi tarafından yaptırılmış olup daha sonra Sarıyer Belediye'sine devredilmiş bir etkinlik merkezidir.

26 Temmuz 2026 Pazar 19:40 makaleler

Sarıyer’deki Rauf Denktaş Kültür Merkezi, Şişli Belediyesi tarafından yaptırılmış olup daha sonra Sarıyer Belediye’sine devredilmiş bir etkinlik merkezidir. En az 500 kişinin katılacağı etkinliklere tahsis edilmekte ve 1000 kişiye kadar kapasiteyi kaldırmaktadır.

25 Temmuz 2026 günü yapılan rozet takma töreninde salonun tıka basa dolu olması, bin 200 civarında katılımcının olduğunu göstermektedir.

CHP zor süreçlerden geçiyor. Büyük bir kopuş var. Fakat konuştuğumuz rakam 1.200 kişi.

Salonda MYK üyeleri, milletvekilleri ve diğer il ve ilçe yöneticilerini hesaplayalım. 100 kadar yerel ve ulusal basını hesaplayalım. Geriye 700-800 kişilik bir katılımcı kalıyor.

Avcılardan, Beylikdüzü’nden, Kartal’dan Pendik’ten gelen üyeleri düşündüğümüzde bu sayı çok azdır.  İnanıyorum ki dışarıda da büyük bir kitle kalmıştır.

Gürsel Tekin ve Cemal Canpolat gibi İstanbul İl Başkanlığı yapmış tecrübeli iki siyasetçinin organize ettiği bir etkinlik için 10 binlerde gelebilirdi. Fakat buna bile gerek görmemişler.

Evet, rozet takılan arkadaşlar içinde yeni olduğu kadar eski partililerde olabilir. Gidip tekrar geri dönenlere de yeni gelmiş gibi rozet takılabiliyor. Rozet ona takıldı buna takıldı diye büyütmemek gerekiyor. Sonuçta büyük bir kaostan geçiyoruz. Yeniden başlıyoruz hissi ile hareket ediyoruz.

Gelelim figüranlarımıza...  Bu kadar yoğun katılım içinde, bu kadar eski siyasetçinin olduğu bir ortamda CHP Genel Başkanı’nın geldiği bir ortamda 700-800 kişi bulunamayacak. Bir reklam ajansı ile katılımcı aranacak.

Eğer rahmetli dedem yaşasaydı, o bile buna gülerdi.

Bu yazıyı okuyanlar mantıklarıyla düşünsünler. Buna ne gerek var.

“Ama bütün gazeteler yazıyor. Belgeleri var.” diyeceksiniz.

Savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Gerçekler er geç ortaya çıkacaktır. Ama adım gibi biliyorum. Bu olay CHP yöneticileri tarafından yapılan bir olay değil, CHP düşmanları tarafından yapılmıştır.

Gazeteci Ebru Çelik kahraman ilan edildi. Yılın gazetecilik olayı olarak gösterildi.

Eğer bu olay gazetecilerden ari olarak yani onların herhangi bir saptırması olmadan yapılan bir haberse gerçekten yılın gazetecilik olayıdır. Gazeteci Ebru Çelik belki de bilmeden bir iftira olayını haber yapmıştır.

Biz de varsayımda bulunalım:

Mesela bir ajans, bir parti etkinliği için 950 TL ücretle figüranlar arıyor. Hangi etkinlik olduğunu bilmiyorum ama  rozet takma etkinliği için diyelim. Farz edelim bu figüranlar rozet takma törenine gidecekler. Orada Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine slogan atacaklar. Sonra araçlara dönüp geri gelip paralarını alacaklar. Fakat linç edilmekle uyarıldıkları için slogan atamadan geri dönüyorlar. Gazeteci arkadaşımız bunu tespit edip aralarına katılıyor. Ajansın reklamı ile birlikte para alma bekleyişini görüntülüyor. Sonrada gazeteci olduğu anlaşılıyor.

Senaryonun buraya kadar bu şekilde olduğunu varsayalım. Bunları varsayarken gazeteci arkadaşın bu oyundan gerçekten haberi olmadığını varsayıyorum.

Evet bu yılın gazetecilik olayı olur. Soruşturmalar sonunda bu figüranları oraya gönderen başrol oyuncuları ortaya çıkar. CHP üzerine kurulan kumpas iflas eder. Bu gazeteci arkadaşımız bu kumpasın ortaya çıkmasında yaptığı haber etkili olduğu için yılın gazetecisi ödülünü alır.

Gazetelerin bu oyunun dışında olduğunu varsayıyor ve basın mensuplarına güveniyorum.

Bakalım sürpriz yumurtadan kim çıkacak.