BİR KEZ DAHA BÖLÜNDÜK
Bir kez daha bölündük. Maalesef başaramadık. Sağduyulu olmayı başaramadık. Direnmeyi başaramadık. Eylem yapmayı başaramadık. Algı okumayı başaramadık. İktidarın oyunlarına gelmemeyi başaramadık. Basının gerçek yüzünü göstermeyi başaramadık.
Bir kez daha bölündük. Maalesef başaramadık. Sağduyulu olmayı başaramadık. Direnmeyi başaramadık. Eylem yapmayı başaramadık. Algı okumayı başaramadık. İktidarın oyunlarına gelmemeyi başaramadık. Basının gerçek gücünü göstermeyi başaramadık.
Biz bir kez daha bölündük. Biz bölündükçe iktidar
birleşiyor. İmkânlarını kullanıp gücüne güç katıyor. Kanun çıkarıyor. Operasyon
yapıyor. Bizi birbirimize düşürüp birilerine yol açıyor.
Aslında yok birbirimizden farkımız. Aynı kültürü, aynı
düşünceyi paylaştığımız insanlarla ayrı partilerdeyiz. Sorunumuz nedir? Üst
yönetimlerdeki koltuk kavgası. Üst yönetimlerdeki rant kavgası. Üst
yönetimlerdeki iktidar hayalleri. Üst yönetimlerin hayalleri, milyonlarca üyeyi
o sele kaptırıyor.
Aynı evde yaşadığımız kardeşlerimizle birbirimize girdik.
“Senin başkanın, benim başkanım” kavgasına başladık. “Hangimiz iktidarın
değirmenine su taşıyor?” tartışmasına girdik.
Farkında mısınız bilmem ama iktidar her geçen gün daha da
güçleniyor. Biz kendi içimizde yoldaşlık kültürünü inşa edemedik. Mezhep,
memleket, akraba ilişkileri yoldaşlığın önüne geçti. Parti içinde çalışan,
liyakatli kadrolar değil, feodal bağlantılar kazanıyor.
Seçmesini bilmiyoruz. Seçilmesini bilmiyoruz. İş uğruna,
ihale uğruna, makam uğruna oy veriyoruz.
Bu CHP için hep böyleydi. Yeni Parti’de de böyle olacak. Hiç
hayal kurmasınlar. Bu arkadaşlar anladıklarında çok geç olacak.
Bu iktidar 30. yılını kutlayacak. Belki de 35...
Biz değişmedikçe hiçbir şey değişmeyecek.










