OY ÇALMAK CAİZ MİDİR?
Sözüm ona demokratik olarak seçim yapıyorsunuz. Gönül verdiğiniz ya da ideolojisini benimsediğiniz partiye oy veriyorsunuz. Aynı düşünce veya zihniyet diyelim. Sandığa yansıması budur.
Sözüm ona demokratik olarak seçim yapıyorsunuz. Gönül
verdiğiniz ya da ideolojisini benimsediğiniz partiye oy veriyorsunuz. Aynı
düşünce veya zihniyet diyelim. Sandığa yansıması budur.
Seçim sonuçlarına göre oy verdiğiniz partinin aldığı oylar
belirleyici oluyor. Partinin gösterdiği adaylar milletvekili oluyor. Belediye
başkanı oluyor. Meclis üyesi oluyor.
Şimdi soruyorum. Hayatınızı verdiğiniz düşünce veya eğilime
göre seçtiğiniz siyasetçiler, makamlarını terk etmeden nasıl başka bir partiye
geçebiliyorlar?
Tamamen zıt bir kutupta yer alan düşünceyi temsil eden bir
partiye nasıl transfer oluyorlar?
Tekrar somut bir örnekle soruyorum. CHP oylarıyla seçilen
milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyeleri nasıl oluyor da AKP’ye
geçiyorlar?
Birdenbire mi düşünceleri değişti? Birdenbire mi dünya
görüşleri değişti? Yoksa onlara oy veren seçmenler onları telkin mi etti?
“Ya biz yanlış partiye oy vermişiz. Aslında öbür partiye oy
verecektik. Sen geç o partiye.” diye rüyalarına mı giriyorlar?
Anlamak mümkün değil.
Tekrar AKP seçmenine soruyorum:
“CHP OYLARIYLA SEÇİLİP AKP’YE GEÇMEK CAİZ MİDİR?”
Bunun nedeni ne olursa olsun… Düşünce değişimi deyin,
yolsuzluk deyin, tehdit deyin, günü kurtarma deyin… Bunun adı hırsızlıktır.
Bunun adı oy çalmaktır.
Bu yüzden Siyasi Partiler Yasası yeniden ele alınmalıdır.
Çok eksiği vardır. Ama bu transfer işinin, bu ihanet işinin, bu hırsızlık
işinin sona ermesi lazım.
Partiden istifa ediyorsan, makamından da istifa et. Yerine
yedek mi gelir, seçim mi yapılır? O zaten düzenlenir.
Siyasetin ahlaki bir zemine oturması lazım. Kimse oturduğu
koltuğa yapışamaz. Kimse oturduğu koltukta diktatör olamaz.
Seçmen oy verdiğinde endişe etmemelidir. “Oyum nereye
satılacak?” diye düşünmemelidir.
Siyaset; çözümleri olan, gönüllülük esasına dayalı, etik
ilkelerle donanmış bir kurum olmak zorundadır.










