ORTA VADELİ PLAN
İsmail Küçük
ismail@gmail.com

ORTA VADELİ PLAN

Hangi birini yazalım, tıpış tıpış geçenleri mi, koşa koşa geçmek için kapı arayanları mı, önüne dosya gelip kara kara düşünenleri mi? Yoksa, yoksa hukukun düzgün işletilmek yerine şantaj aracı olarak kullanıldığını mı?

10 Eylül 2026 Perşembe 20:35 makaleler

Plan değil, pilav demişti Demir Kırat yıllar yıllar önce. Vatandaşın umurunda olmasa da plan yapmaktan vazgeçmedi Türkiye Cumhuriyeti. Sonuçta bir bütçe olacaktı, ülkenin büyümesi gerekiyordu ve en önemlisi sermaye birikmeliydi.

“Plan niye yapılır?” sorusunu kimse sormayabilir. Devlet, sorulmayan soruları ileride biri çıkar da sorabilir diye gerekçelendirir. Sonuçta bir eylem olacaktır. Bu yüzden Hazine Bakanlığı, kimse sormasa da yaptığı işlemi açıklamış: Orta Vadeli Program, bütçe sürecini başlatarak stratejik amaçlar temelinde kamu politikaları ve uygulamalarını şekillendirmek ve kaynak tahsisini bu çerçevede yönlendirmek amacındadır.

Ben sorumu sorarım arkadaş, meraklı insanımdır, diyenler için yıllardır yapılan orta vadeli planların linkini vereyim: https://www.hmb.gov.tr/bumko-orta-vadeli-program

Goygoycu, kişisel ve günlük çıkarını her şeyden üstün tutan, lümpen, ideoloji sahibi olmayan kütlelere hitap eden şey plan değildir sonuçta. Olmuş, olmamış; tutmuş, tutmamış kimsenin umurunda değildir. Pilav geliyor mu? Geliyor. Eee, daha ne?

Uzun zaman önce gördüğü işkencelerden dolayı sağlıklı düşünme yetisini yitiren bir arkadaşım, susar susar birden konuşmaya geçerdi. Biz de ona meraklı gözlerle bakardık. Anlattıklarından hiçbir şey anlamadığımız için sözü bittiğinde “Yani?” derdik. O da yana bakan elini bir top tutuyormuşçasına havaya doğru çevirir ve “Yani, yani?” diye yanıtlardı.

Geçenlerde Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın açıkladığı Orta Vadeli Plan da bana bu olayı hatırlattı. Açıklamadan sonra “Yani?” deyiverdim. Allahtan Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı beni duymadı ve “Yani, yani?” demedi.

Açıklanan OVP iyimserdi; gelecek günlerin Eylül’dekinden daha iyi olduğunu, ondan sonra gelecek günlerin de gelecektekinden daha iyi olacağını anlatıyordu. Kaçıncı defadır, küresel durumlara atıf yaparak enflasyonun iyimser tahminlerini tutturamayan bir plan olması ve bunun da aynı akıbetle sonuçlanacağının ortada olması, soru soranların da sormayı bırakması gerektiğini mi anlatmaya çalışıyordu, bilemiyorum.

Üç yıl önce açıklanan rakam şuydu, tutmadı; ondan önceki buydu, tutmadı diye rakamlara boğup haklılığımı ispat derdinde değilim. Soru sorma yetkinliğindeki biri açar interneti, hepsinin dökümünü yapar ne de olsa.

OVP bence yapılmış olmak için yapılıyor.

Örneğin bugün Eylül ayı faiz kararı açıklanacak. Bir süredir sabit tutuluyordu. Hem de iktidarın iyi destekçisi Yeni Şafak Gazetesi’nin ekonomi yönetimini sıkça topa tutmasına rağmen. Bugün belki indirilir ama sonucu da zorla dizginlenen dövizin gerçek değerine sıçramasıyla sonuçlanır. Anlayacağınız, kaç yıldır uğraşılan işlerin hepsinin birden çöpe atılması olur sonuç.

AKP iktidarında büyüme, en önemsenen, seçmene her seçimde yaldızlı puntolarla sunulan bir tabu. Oysa partinin adındaki kalkınma sadece zenginlere adanmış. Büyüme rakamları için halkın cebindeki kuruşlara göz dikiliyor yıllardır.

Merkez Bankası’nın bağımsızlığı, niteliği, yönetimi sorgulanır olmuş. Büyümeyi borçlanarak, her gün cebindeki para biraz daha eriyerek karşılamaya çalışan Ayşe Teyzeler, Mehmet Amcalar ise savunma sanayimizin ne kadar büyüdüğü, dünyaya örnek olduğu, dünyada çok büyük bir kriz olduğu, bu yüzden istediğimiz sonucu alamadığımız hazır cevaplılığıyla kandırılıyor.

Yirmi bin dolardan bahsediliyor mesela. Kişi başına düşen gelirmiş. Ay hesabına vurduğunuzda 80 bin TL ediyor. Emeklinin aylığı ile kıyaslayın, asgari ücretle kıyaslayın.

Asgari ücretli sayısı 11,2 milyon kişi, emekli sayısı 16,5 milyon kişi, işsiz 3 milyon kişi. İş aramayı bırakanları saymayarak toplarsak 31 milyon insanın bu seksen bin liralık aylıktan yoksun olduğunu görüyoruz.

Sana, bana büyümeyen bu ekonomi kime büyüyor? Bunu da ben sorayım bari.

Daha önceki yazılarımdan birinde TÜİK’in rakamlarına dayanarak hane halkı harcamalarını anlatmıştım. Gelirlerimizin yaklaşık yüzde 70’i konut/kira, ulaşım, gıda ve alkolsüz içeceklere gidiyor demiştim.

Bu koşulları düzeltmeyen bir program, yüzde bilmem kaçlık bir büyümeyi nasıl meşrulaştırabilir ki?

Biz büyümüyoruz ki, borçlanıyoruz.

Bankaların takipteki toplam kredi alacağı son bir yılda yüzde 91 artışla 666,7 milyar TL’ye çıktı. Takibe düşme hızı, aynı dönemdeki kredi artışı ve enflasyonun çok üzerinde.
(Naki Bakır, Dünya Gazetesi, Makro Bakış, 7 Nisan 2026)

Büyüyenler, sermayelerini ikiye üçe katlayan zenginler. Orta Vadeli Plan da onlar için yapılıyor.

Şirketlere kredi verecek bankalar, ülkenin belirlenen hedefleri nelerdir, neye göre kredi verebiliriz diye araştırırken görsünler diye; uluslararası yatırımcılar gelirken bazı rakamlar görüp ona göre hareket etsinler diye.

Ayşe Teyze’yle Mehmet Amca da habire “Eti yarım kilo daha az alayım, sütü bu ay çocuk içmesin, ne olacak, eski pabuçla da idare ederiz” diyerek gün geçiriyor.

Yani’nin yanisi, ben bu orta vadeli plana da, karmakarışık ekonomik açıklamalara da inanmıyorum.

Soru sormaktan da vazgeçmiyorum.

Bu da benim zaafım olsun.


Diğer köşe yazıları

HANGİ BİRİ

Hangi birini yazalım, tıpış tıpış geçenleri mi, koşa koşa geçmek için kapı arayanları mı, önüne dosya gelip kara kara düşünenleri mi? Yoksa, yoksa hukukun düzgün işletilmek yerine şantaj aracı olarak kullanıldığını mı?

06 Ekim 2026 Salı 21:13 makaleler

MAĞDUR ÇOK SUÇ SAHİPSİZ

Vatandaşı mağdur etmenin AKP'si, MHP'si, Yeni'si, eskisi kalmamış. Hepsi aynı yerden vatandaşı mağdur ediyor.

02 Ekim 2026 Cuma 19:36 makaleler

HERKES BENDEN HESAP SORUYOR

Herkes benden hesap soruyor. Ben de dünyadan... *** Yaşamayı çok sevdiğimi düşünüyordum. Anneannem evin içindeydi o zamanlar. Körebe gibiydi hayat. Ebeledin mi gözlerin açılırdı.

25 Eylül 2026 Cuma 11:48 makaleler

14 YILLIK HASRET BİTTİ

Millwall ve West Ham United arasındaki çekişmenin uzun bir tarihi var. On dört yıl sonra iki kulüp İngiltere Şampiyonluk Ligi'nde tekrar karşılaştı. Sahadaki rekabetten çok saha dışındaki kavgalarıyla ünlü bu çekişmeye yakından bakalım.

21 Eylül 2026 Pazartesi 17:52 makaleler

ORTA VADELİ PLAN

Plan değil, pilav demişti Demir Kırat yıllar yıllar önce. Vatandaşın umurunda olmasa da plan yapmaktan vazgeçmedi Türkiye Cumhuriyeti. Sonuçta bir bütçe olacaktı, ülkenin büyümesi gerekiyordu ve en önemlisi sermaye birikmeliydi.

10 Eylül 2026 Perşembe 20:35 makaleler