MAĞDUR ÇOK SUÇ SAHİPSİZ
İsmail Küçük
ismail@gmail.com

MAĞDUR ÇOK SUÇ SAHİPSİZ

Fransa'da öğrenci olayları olarak başlayan isyan sırasında özellikle lüks mallar satan mağazalara yönelik bir yağma olduğu öne çıkarıldı. Sorunun temeli yağmaysa Fransa'nın kleptokrasi ile yönetilmediğini ispatlamamız gerekiyor.

02 Ekim 2026 Cuma 19:36 makaleler

Mağdur çok ama suçun sahibi yok.

Yaşadığımız günleri özetleyecek söz bu sanırım.

Nereyi tutsak elimizde kalıyor günlerindeyiz. Daha ötesi nasıl olacak, yaşayarak göreceğiz. Çünkü umut ışığı saçan yok.

Ülke yılları aşan stagflasyon sorunuyla kavruluyor. Çarşıda gevrek satan insan bile satış olmamasından şikâyetçi. Öte tarafta varlık değeri borsa değerinin yüzde biri olan şirket rekor üstüne rekor kırıyor Borsa İstanbul'da. Günü geliyor, şişme rakamlarla büyümüş şirketin hisseleri milyon milyon, milyar milyar satılıyor. Hisse değerleri yerlerde. Ne olup bittiğini anlamaya çalışan borsa görevlileri devre kesiciyi işleme sokuyor. Alım satım duruyor. Sazan sarmalı kurulmuş. Bilen biliyor neler döndüğünü. Küçük yatırımcı batıyor. İki gün önce değerler zirvedeyken satış yapan yatırımcı iktidar partisinin önemli bir mevkisinden sırıtıyor.

Mağdurlar kimi, kime şikâyet edeceğini bilemiyor.

Enflasyon durmuyor, durdurulamıyor. Çünkü üretime yönelmiş bir ekonomi yok. Her şey ranta bakıyor, rantla batıyor. Esnaf birer birer kepenk kapatıyor.

Emekliler son birkaç yılda yapılan sermaye aktarımları yüzünden açlıkla karşı karşıya. AYM önünde eylem yapmaya gidiyorlar. Bir anda emekli bir polis, en zor koşullarda, günler süren nöbetlerde yıpranma sürecini tamamlamış bir polis, beylik tabancasını çıkarıyor, başına dayıyor. “Geçinemiyorum, para için değil, onurumuz için” diyor, tetiği çekiyor. Emekliler tıkıldıkları fakirlik kafesine itiraz ediyor, o bu itirazda hayatını ortaya koyuyor. Rus ruleti değil, can pazarı. Aradan iki gün geçmeden iki emekli polisin daha intihar haberi geliyor. İçişleri Bakanlığı, “Grev yapmıyor polisimiz” diye açıklama yapıyor. Evet, grev yapmıyorlar, intihar ediyorlar.

Polis mağdur olur mu? Olur.

Kim, kimi, kime şikâyet etsin? Bilemiyorlar. Silah başa dayanıyor. Tetik çekiliyor.

İzmir'de butlanı haksız, hukuksuz bulup koşa koşa Yeni Parti'ye geçen bir belediye başkanı (Helil Kınay, Karabağlar Belediye Başkanı) kafasına göre belediye içinde yer değişiklikleri yapıyor.

Yıllarını yaptıkları işe vermiş işçiler, memurlar hiç bilmedikleri alanlarda çalışmaya zorlanıyor. Neymiş; rotasyon! Hayır, bunun adı rotasyon değil, sürgün, diye bir kadrolu işçi itiraz edip belediye önünde sesini duyurmaya çalışıyor. Açıklama üstüne açıklama yapıyor. Belediyenin neresinden tutsan dökülüyor'a getiriyor. Belediyeden ses yok. Sonra ne oluyor? İtiraz eden işçi, iş kanununa göre değil, sendika sözleşmesine göre işten çıkarılıyor. Üstüne işsizlik yardımı alamayacak bir pozisyona getiriliyor.

Hadi buna mahkemede itiraz edersin de işsizlik fonundan yararlanamamak ne demek...

Yeni Parti hak, hukukun üstünlüğünü, itirazları savunduğu için kuruluyor, AKP'ye yakında geçeceği konuşulan Yeni Partili belediye başkanı Özgür Özel'in altını boşaltıyor. Yetmiyor, birer birer AKP'ye geçiliyor. Vatandaş oy kullanıp ne yapsın? “Bunu seçeceksiniz” diye önlerine konan seçeneklerden hangisine rey verse boşa çıkıyor. En iyisi sandığa gitmemek diyor artık milyonlar. Özgür Özel de sabahtan akşama çırpınıp duruyor.

Günlük haber sitesi açılıyor. Kısa sürede milyonlar takip etmeye başlıyor. Ülkenin sayılı habercileri, yorumcuları orada kendine alan buluyor. O da ne? Site, LGBT haberleri yaptığı için ahlaksız denilip kapatılıyor. Yöneticileri şaşkın. Diğer haberlerin yüzde biri bile olmayan LGBT haberleri erişim engelinin gerekçesi yapılıyor. Esasta olan, muhalif seslerin susturulması.

Kimi, kime şikâyet edeceksin? Her biri, her bir yandan kuşatmışlar itirazlarımızı.

Anlatılanların hepsi birkaç gün içinde olan biten olaylar. Başka bir ülkede bir yılda bile olmaz belki bu kadarı.

İnsanlar açlık çaresizliğine sürükleniyor. Hepsi mağdur. Ama suç ortada görünmüyor, suçlu hiç yok.

Bu durumun AKP'lisi, MHP'lisi, Yeni'si, eskisi kalmamış. Hepsi aynı yerden vatandaşı mağdur ediyor.

Hesap veren, işte o, ortaya çıkmıyor.

“Siz ölün, biz gömeriz” diyorlar el birliğiyle.


Diğer köşe yazıları

FRANSA'DAKİ YAĞMACILIK ÜZERİNE MESNETSİZ BİR YAZI

Fransa'da öğrenci olayları olarak başlayan isyan sırasında özellikle lüks mallar satan mağazalara yönelik bir yağma olduğu öne çıkarıldı. Sorunun temeli yağmaysa Fransa'nın kleptokrasi ile yönetilmediğini ispatlamamız gerekiyor.

20 Ekim 2026 Salı 21:00 makaleler

HANGİ BİRİ

Hangi birini yazalım, tıpış tıpış geçenleri mi, koşa koşa geçmek için kapı arayanları mı, önüne dosya gelip kara kara düşünenleri mi? Yoksa, yoksa hukukun düzgün işletilmek yerine şantaj aracı olarak kullanıldığını mı?

06 Ekim 2026 Salı 21:13 makaleler

MAĞDUR ÇOK SUÇ SAHİPSİZ

Vatandaşı mağdur etmenin AKP'si, MHP'si, Yeni'si, eskisi kalmamış. Hepsi aynı yerden vatandaşı mağdur ediyor.

02 Ekim 2026 Cuma 19:36 makaleler

HERKES BENDEN HESAP SORUYOR

Herkes benden hesap soruyor. Ben de dünyadan... *** Yaşamayı çok sevdiğimi düşünüyordum. Anneannem evin içindeydi o zamanlar. Körebe gibiydi hayat. Ebeledin mi gözlerin açılırdı.

25 Eylül 2026 Cuma 11:48 makaleler

14 YILLIK HASRET BİTTİ

Millwall ve West Ham United arasındaki çekişmenin uzun bir tarihi var. On dört yıl sonra iki kulüp İngiltere Şampiyonluk Ligi'nde tekrar karşılaştı. Sahadaki rekabetten çok saha dışındaki kavgalarıyla ünlü bu çekişmeye yakından bakalım.

21 Eylül 2026 Pazartesi 17:52 makaleler