Aydın Erten'in Adı Kimin Tekelinde?
Melike Sargın
sargin.melike@gmail.com

Aydın Erten'in Adı Kimin Tekelinde?

Gültepe'nin halkçı belediye başkanı Aydın Erten'in adı İzmir'in siyasal hafızasında özel bir yer edinmiştir. 10 Ağustos 2000 tarihinde hayatını kaybetmesinin ardından her yıl adına anmalar düzenlenmeye başlamıştır.

13 Ağustos 2026 Perşembe 19:38 makaleler

Gültepe’nin halkçı belediye başkanı Aydın Erten’in adı İzmir’in siyasal hafızasında özel bir yer edinmiştir. 10 Ağustos 2000 tarihinde hayatını kaybetmesinin ardından her yıl adına anmalar düzenlenmeye başlamıştır. Ve bu anmalar günümüzde de devam etmektedir.

Yıllardır düzenlenen bu anmaların biçimi büyük ölçüde değişmemektedir. Gültepe’de mezarı başında tören, ardından panel, söyleşi ya da konser… Yerel yöneticiler, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri ve dernekler programlarda yer alıyor. Fakat burada asıl sorulması gereken soru şu; Gültepe halkı bu anmaların neresinde?

Aydın Erten’in adını duyan ama onun nasıl bir belediye başkanı olduğunu, hangi koşullarda halkçı belediyecilik yaptığını bilmeyen çok sayıda insan var. Gültepe’de yaşayan gençlerin, çocukların, yılar içinde bölgeye göç eden insanların Aydın Erten’in hikayesiyle buluşturulması gerekirken, anmalar çoğu zaman aynı çevrelerin ve aynı isimlerin bir araya geldiği törenlere dönüşüyor. Oysa Aydın Erten’i anmak, birkaç kişinin yılda bir kez mezarı başında buluşmasından çok daha fazlasını gerektiriyor.

Bu yılki anmada yaşananlar ise meseleyi daha da düşündürücü hale getirdi. Kimin konuşacağı tartışıldı, protokolde kimin nerede duracağı üzerinden gerilim yaşandı. Oysa bir anmanın, Aydın Erten’in adına yakışması için, barışçıl, kapsayıcı ve kimseyi dışlamayan bir anlayışa sahip olması gerekmez mi?

Kim olursa olsun, farklı görüşlerden insanlar bir anma programında yer bulabilmeli. Protokol kişisel hesaplaşmaların ve siyasi güç gösterilerinin alanına dönüştürülmemelidir. Aydın Erten’in adı hiç kimsenin tekelinde değildir. Ne bir kişinin, ne bir partinin, ne bir belediye başkanının ne de bir derneğin mülküdür.

Aydın Erten’in mirası Gültepe’nindir. İzmir’indir; halkçı belediyeciliğe sahip değer veren herkesindir. Tam da bu nedenle Aydın Erten anmalarının belirli çevrelerin, aynı isimlerin ve dar bir grubun tekelinden çıkarılması gerekiyor. Aydın Erten’in adını yaşatmak istiyorsak, onu daha fazla insanla buluşturmalı, farklı düşüncelere ve farklı kuşaklara açmalıyız.

Çünkü daha da büyük bir çelişki de burada ortaya çıkıyor. Bugün Aydın Erten’i anma programlarında yer alan bazı isimlerin halkçılıkla uzaktan yakından ilgisi yok. Halkın çıkarlarını değil kendi siyasi ve kişisel hesaplarını önceleyen, toplumsallıktan uzak bir anlayışın temsilcileri, yılda bir gün Aydı Erten’in mezarı başında durarak onun mirasına sahip çıkmış olmuyor. Aydın Erten’in “halka dağıttığı arsalar yüzünden kentsel dönüşümün gerçekleştirilemediğini” söyleyenlerin ardından hiçbir şey olmamış gibi anma programlarında yer almaları da çelişki değil midir?

Bir yanda o dönemin koşulları da göz önüne alınarak Aydın Erten’in halk için yaptığı uygulamaları eleştirip diğer yandan da yılda bir gün onun adını kullanmak, mirasına sahip çıkmak değil; mirası kendi siyasi görüntüsüne eklemlemektir.

Aydın Erten’i anmak kolaydır. Zor olan, onun halktan yana cesaretini, emekten yana duruşunu ve mücadeleci belediyecilik anlayışını bugün savunabilmektir.

Halkçılık, mezar başında yapılan bir konuşmayla, kürsüde kurulan birkaç cümleyle ya da verilen bir fotoğrafla ölçülemez. Halkçılık; belediyenin kaynaklarını nasıl kullandığınızda, rant karşısında nerede durduğunuzda, emekçiye ve yoksula nasıl baktığınızda, mahalle halkının karar süreçlerine ne kadar katıldığında kendisini gösterir.

Bu yüzden Aydın Erten’i anmanın da biçimini değiştirmek gerekiyor. Neden her yıl Aydın Erten adına gençlik festivali düzenlenmesin? Neden Türkiye’nin farklı kentlerinden belediyecilik deneyimlerinin buluştuğu, farklı halkçı belediyecilik anlayışlarının tartışıldığı kapsamlı bir belediyecilik sempozyumu yapılmasın? Neden şiir günleri, çocuk ve gençlik etkinlikleri, mahalle buluşmaları düzenlenmesin? Aydın Erten’in adı neden yalnızca ölüm yıl dönümünde anılan bir başkan olmaktan çıkarılıp, yıl boyunca yaşayan bir kültür ve dayanışma alanına neden dönüşmesin ki? Bunlar Aydın Erten’in adına çok daha fazla yakışır.

Hiç kimse kusursuz değildir ve elbette Aydın Erten de kusursuz değildi. Ama onun mirasını değerli kılan, halktan yana durabilmesi, emekten yana tavır almasıydı.

Peki bugün dönüp kendimize baktığımızda bizim siyasetimizde “Aydın Erten’den Ne var?” Eğer cevabımız sadece öldüğü gün yapılan bir konuşma ve birkaç fotoğraftan ibaretse ortada anma değil gösteri vardır. Ve onu adı kimsenin vitrini değildir.

Gerçekten onu anacaksak; onu değerlerine sahip çıkalım ve onun mirasını yeniden üretelim.