Terapistim Piyano Bana Ne Dedi?
Uzun zamandır aynı terapistle görüşüyorum. Beni yargılamıyor. Sözümü kesmiyor. Ne hissetmem gerektiğini de söylemiyor.
Uzun zamandır
aynı terapistle görüşüyorum.
Beni yargılamıyor.
Sözümü kesmiyor.
Ne hissetmem gerektiğini de söylemiyor.
Ben karşısına
oturuyorum.
O susuyor.
Parmaklarımı tuşlarına
bıraktığımda, o gün içimde ne varsa yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Bir gün yanlış
bir tuşa bastım.
Melodi bozuldu sandım.
Durmak istedim.
Piyano bana şöyle
dedi:
“Yanlış
nota yoktur. Belki de sen yanlış melodinin içindesindir.”
Bazen
kendimizde bir sorun olduğunu düşünürüz.
Yeterince iyi, yeterince başarılı, yeterince güçlü ya da
yeterince “bir şey” olmadığımızı…
Oysa belki de
sorun bizde değildir.
Belki bize iyi
gelmeyen bir ilişkinin içinde, başkasının beklentilerine göre kurulmuş bir
hayatın ortasında ya da ait olmadığımız bir melodinin içinde farkedilmeme çabası
ile hayatta kalmaya çalışıyoruzdur.
Her nota her şarkıya uymaz.
Ama bu, o notanın yanlış olduğu anlamına gelmez.
Sadece ait olduğu melodiyi henüz bulamamış olabilir.
Terapi de
insana yeni notalar öğretmez.
Hangi
melodinin içinde kendiniz gibi duyulduğunuzu fark etmenize yardımcı olur.
Belki de iyileşmek,
kendimizi düzeltmeye çalışmadan önce şunu sorabilmektir:
Ben gerçekten
yanlış bir nota mıyım, yoksa uzun zamandır ait olmadığım bir melodinin içinde
miyim?










