Hedefe Giden Yol
Bazen hayat, daha iyi rol yapan insanların kazandığı bir yer gibi görünür. Yalanla yükselen, insanları kandırarak başarı elde eden ve olmadığı biri gibi davranarak takdir toplayan insanlara rastlarız.
Bazen hayat, daha iyi rol yapan insanların kazandığı bir yer gibi görünür. Yalanla yükselen, insanları kandırarak başarı elde eden ve olmadığı biri gibi davranarak takdir toplayan insanlara rastlarız.
O an ister istemez insanın aklına aynı soru gelir.
“Demek ki doğru olmak başarılı olmak için yeterli değil.”
Sizce bu düşünce doğru mu?
Bence en tehlikeli düşünce tam olarak bu. Çünkü insan, doğru olmanın işe yaramadığına inandığında, kendi değerlerinden vazgeçmeye başlar.
Başarılı zannettiklerimizin arkasında, sahte bir ödül vitrini olabilir.
Kimileri hayatına bir sahne gibi hazırlanır. En güzel kostümü giyer, en etkileyici replikleri ezberler ve en inandırıcı rolü oynar. Ancak, bir gün perde kapanır ve alkışlar biter.
Zaman geçtikçe maskeler düşer, kurulan düzen bozulur ve gerçekler ortaya çıkar...
Doğru olmak, başarılı olmak için en hızlı yol değildir. Emek ve sabır ister. Bazen hakkınız olanı geç alırsınız, bazen hiç alkışlanmazsınız.
Belki yalan, bazı kapıları daha hızlı açabilir. Ama insan ömrü yalnızca bugünden ibaret değildir.
Kestirme yollar arayanların bulunduğu bu dünyada, doğru yoldan ayrılmamak kaybetmemize sebep olacak gibi görünür.
Ancak yaşam, sonunda bitiş çizgisi bulunan bir yarış değildir. Önemli olan, hedefe ilk ulaşan olmak değil, hedefine nasıl ulaştığındır.
Rastgele
ve hileyle atılan oklar bazen hedefi bulabilir. Ama doğru teknikle atılan bir
okun kaderi, er ya da geç tam 12’den vurmaktır.










